Ana içeriğe atla

                                                              

         

İngilizce Eğitimi Tanıtım Ders Videoları


Aşağıda yer alan videolara ulaşabilmek için ilgili videoların resimlerine tıklamanız yeterli olacaktır.



İngilizce Eğitimi Kademe Yardımcı Kaynaklarım



Aşağıda yer alan kaynaklara ulaşabilmek için ilgili kaynakların resimlerine tıklamanız yeterli olacaktır.




























 

          -YAZILARIM-                                                                              

1. Yeni Eğitim-Öğretim Yılına Başlangıç ve Güçlü Dijitalleşme


Uzaktan eğitim alt yapımızdaki gelişmelerle birlikte ülkemizde 31 Ağustos itibariyle devlet okullarımız yeni eğitim–öğretim yılına başlarken, özel okullarımız ise 17 Ağustos tarihinden itibaren eğitim-öğretim faaliyetlerini uygulamaya koyacaktır. Virüs salgını tedbirleri kapsamında 2020-2021 eğitim–öğretim yılına önce sağlığımız ilkesiyle dijital ortamda başlayacağız. Ülkemizin iletişim başlığı altında tüm dallardaki gelişimi ve vizyon odaklı faaliyetleri sayesinde hiçbir endişe duymadan rahatlıkla yerli dijital materyallerimizi öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize sunabilmekteyiz. Uzaktan eğitim alt yapısının gelişmesi eğitimin dijitalleşmesi bakımından da önemli bir basamak oluşturmaktadır.

Ülkemizdeki okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademeleri için tüm eğitim kurumları açısından hem uzaktan eğitim hem de yüz yüze sağlanacak eğitim modellerinde yenileşme sağlanacaktır. Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk okulların 31 Ağustos’ta uzaktan eğitimle açılacağını, 21 Eylül’den itibaren ise kademeli olarak yüz yüze eğitime geçileceğini belirtmiştir. Bu yapılacak faaliyetlerden de anlaşılacağı üzere uzaktan eğitim sisteminde yapılan yenileşme ve değişim çalışmalarının ışığı yüz yüze eğitime de olumlu yansıyacağı düşünülmektedir. Ülkemizin virüs salgını öncesi uzaktan eğitim alt yapısı çalışmalarının hızlandırılmış olması virüs salgını ve sonrasında bu sistemi geliştirerek vizyon odaklı faaliyetleri öne çıkarmak eğitim alanında krizi fırsata çevirdiğimiz dönem olarak kabul edilmektedir.

Peki ülkemizde vizyon odaklı eğitim olarak dijitalleşmenin gücünü yüz yüze eğitimde yardımcı bir materyal olarak sınıf iklimine nasıl taşıyabiliriz? 21 Eylül’de Bilim Kurulu tarafından tavsiye edilen sınıflarda aşamalı ve seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime her kademedeki öğrencilerimize bir sınıfın penceresi, tahtası veya sırası olarak hissettirmemiz elbette çok kolay;

  • Yüz yüze eğitimde kullanacağımız dijital materyalin derse göre tanımlanması ve bilinçlendirilmesi,
  • Hibrit eğitim modeli olarak öğrencilerin hem okulda göreceği dersleri yüz yüze işlemek hem de yüz yüze dışındaki eğitimlerden okulun kontrolündeki dijital materyalden yararlanması,
  • Okulda yüz yüze gördüğü derslerden sonra online veya asenkron diye tanımladığımız video izletilmesi,
  • İlerleyen süreçte herhangi bir değişiklik olmaması durumunda şimdilik bazı online derste görüntü olmadığı için tüm dijital materyallerde çocuğun aktif katılıp katılmadığının belli olabilmesi,
  • Asenkron uygulamalarda canlı olarak öğrencinin izleyip izlemediği takip edilebilmesi için her dijital platform için öğrenci portföyünün hazırlanması,
  • Soru sayısı ve kat sayısı fazla olan dersler yüz yüze eğitimde ağırlık kazanabildiği için dijital materyaller ile desteklenmesi ve diğer derslerin ise zaman tasarrufu bakımından sadece uzaktan eğitimle verilebilmesi,
  • Sadece uzaktan eğitim ile verilen derslerin aynı zamanda destekleme ve yetiştirme kursları aracılığıyla aynı müfredat üzerinde telafi derslerinin sağlanabilmesi,
  • Belirli sınıf düzeyleri yüz yüze eğitime başlamasından sonrasında diğer kademelerin geçişinin oluşturulabilmesidir.

Uzaktan Eğitim TRT EBA TV, EBA İnternet ve Canlı Ders Sistemiyle Sürdürülecek

‘TRT EBA TV’: Milli Eğitim Bakanlığı uzaktan eğitim sürecinin başlamasıyla birlikte TRT ortaklığıyla EBA TV’leri platform olarak ortaya çıkarmıştır. Uzaktan eğitimde derslerin takibi yine bu kanallardan da yapılabilecek ve kayıtlar daha sonra izlenebilecektir. EBA TV İlkokul, EBA TV Ortaokul, EBA TV Lise kanallarında yayınlanacak haftalık program bakanlık tarafından duyuruya çıkılacaktır.

‘EBA internet’: ‘eba.gov.tr’den öğrenciler konu anlatım videolarına erişebilmesiyle birlikte deneme sınavları ve testlere ulaşabilecektir. Öğretmenler bu kanal üzerinden öğrencileriyle etkileşim içerisinde bulunabilecektir.

‘Canlı ders’: Her öğrenci Eğitim Bilişim Ağı platformu üzerinden kendi sınıfında canlı derse katılabilecektir. Öğretmen, sınıfındaki öğrencileriyle dersi senkronlu bir şekilde canlı olarak izleyebilecektir.

Sonuç olarak ülkemizin eğitim yönündeki dijitalleşmenin gücünün verimli ve etkin kullanılabilmesi için mevcut teknolojiyi kullanmaktan ziyade teknolojiyi anlamak, dersi için değerlendirerek analitik düşünmek ve buna teşvik etmek, dijital okuryazarlık kapsamında faaliyetlerde bulunmak gerekmektedir. Yüz yüze verilen tüm dersler ile dijital materyallerin entegre edilmesi elbette verim sağlayacaktır. Böylelikle okulların teknolojik yapısının yanında öğretmenin niteliği, desteklenmesi ve veli desteği çok önemli bir etken olacaktır.

Sefa Sezer
Kaynak: 
https://egitimheryerde.net/yeni-egitim-ogretim-yilina-baslangic-ve-guclu-dijitallesme/



2. MEB’ten Okulların Açılması İle İlgili Çalışılan 4 Senaryo

Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk 22 Temmuz 2020 tarihinde CNN Türk Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programına konuk oldu. Okulların açılmasını tarihi, hazırlığı yer alan 4 senaryo, okullardaki faaliyetler, LGS sınavı, Eğitim Bilişim Ağı ve EBA tv etkinlikleri, uzaktan eğitim sürecindeki öğretmenlerin mesleki gelişim kurs faaliyetleri, TÜBİTAK projeleri ve zümre öğretmen toplantıları, okullarda sağlık kurulunun yer alması, teneffüs saatleri, uyum haftası ders faaliyetlerinden Milli Eğitim Bakanlığı ve Bilim Kurulu tarafından hazırlanan ‘’Kontrol Klavuzu’’ ve ‘’Okul Devamlılığı’’ ‘na kadar önemli konulara yer verilmiştir.

Programda Ziya Selçuk’un üzerinde durduğu konuların başında ise okulların açılması olmuştur. Ziya Selçuk, amacımızın okulları açmak olduğunu belirtmiştir. Çünkü sinema, Pazar gibi hemen hemen çoğu yerde yeni normalleşmeye gidilirken okulları kapalı tutamayız. Bu sebeple gerekli tedbirleri alıp 31 Ağustos’ta okulları açmayı planladıklarını açıklamıştır. Ayrıca üzerinde yoğun çalıştıkları dört senaryodan birincisinin, okulların tamamen açılacağı, ikincisinin ise okulların tamamen kapalı olacağını ifade etmiştir. Senaryoda ki üçüncü maddenin belirli günler sınıfların ikiye bölüneceğini ve son maddesinde ise problem olan iller üzerinde durulacağını söyleyerek bunların hepsinin bir ihtimal olduğunun altını çizmiştir.

Haziran ayında yapılan LGS sınavı için de konuşan Ziya Selçuk, sınavı erteleyin, yapmayın diyenlerin olduğunu fakat tüm tedbirleri alıp yaparak hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını, söylenenler gibi vaka patlamasının ise hiç olmadığını belirtmiştir. Hatta bu durumun aksine 200 vaka sayısı azaldığını ifade etmiştir. Ayrıca LGS’nin bir okul hazırlığı olduğunu belirterek LGS’de okullarımızı bu döneme okulu açmaya hazırladıklarını ve okula dönüşte öğrencilerin okula nasıl gireceklerini, tenefüse nasıl çıkacaklarını, giriş ve çıkışlarının nasıl olacakları ile ilgili tüm tedbirleri alarak bir deneyim kazandıklarını belirtmiştir.

Programda Ziya Selçuk’un üzerinde durduğu konulardan bir diğeri ise Eğitim Bilişim Ağı (EBA) olmuştur. İlerleyen süreçte eğer seyreltilmiş eğitim yaparsak hiçbir dersin birbirinden ayırt etmeyeceğini, bazı derslerin okulda verilemezse bile EBA canlı dersten veya EBA TV’den verilebileceğini ifade etmiştir. Seyreltilmiş eğitim için grup olarak bir sınıfta sınıfın yarısı ders işlerken grubun diğer yarısı ise sınıftaymış gibi canlı  o dersi bulunduğu ortamdan izleyebileceğini fakat bu konu üzerinde çalışmalarının sürdüğünü açıklamıştır.

Programda Ziya Selçuk’un üzerinde durduğu konulardan bir diğeri ise zümre toplantıları, eğitim buluşmaları kapsamında Türkiye’deki tüm illerimizde yer alan öğretmenler ile buluşmaları ve TÜBİTAK’da derece yapan öğrenciler ile uzaktan görüşmeleri olmuştur. Geçenlerde canlı olarak TÜBİTAK’da derece yapmış öğrencilerle görüştüğünü ve ihtiyaçlarının neler olduğunu sorduğunu, zümre toplantıları ve öğretmen buluşmalarının da devam ettiğini ifade etmiştir.

Okulların açılıp açılmaması ile ilgili konuşmalarına devam eden Sayın Ziya Selçuk, velilerin emin olmasını, ciddi bir sorun olursa okulları açmayacaklarını ve önemli olan öğrencilerimizin,öğretmenlerimizin sağlığı olduğunu ifade ederek, biz sağlığı telafi edemeyebiliriz ama müfredatı telafi edebileceklerini ifade etmiştir.

Programda öğretmenlerin mesleki gelişim faaliyetleri ve uzaktan eğitim süreci için de konuşan Sayın Ziya Selçuk, hayatında bu kadar öğretmen eğitimi verilen dönem görmediğini ve tüm illerde öğretmenler ile sosyal medyalarda, uzaktan, çevrim içi vb. yoğun bir eğitim dönemi geçirdiklerini ifade etmiştir.

31 Ağustos’ta ilkokul 1’den lise son sınıfına kadar ilk hafta uyum haftasının yer alacağını ve bu uyum haftasının hem ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde gerçekleştireceğini belirtmiştir. Uyum haftasını eğitici oyunlar ve etkinlikler ile gerçekleştirileceğini,  oyun ve etkinliklerin temassız olacağının altını çizmiştir.

Programda okullarda yer alacak sağlık kurulları ve ‘’Kontrol Klavuzu’’ içinde konuşan Sayın Ziya Selçuk, “Okullarda öğretmenlerden ve müdür yardımcılarından oluşan bir sağlık kurulu kuracaklarını ve bu kurulun, okulun tedbirler kapsamındaki işlemleri, servis araçlarının kurallara uyup uymadığını denetleyeceğini belirtmiştir.

Sefa Sezer

Kaynak: 
https://egitimheryerde.net/mebten-okullarin-acilmasi-ile-ilgili-calisilan-4-senaryo/




3. Öğretmenler için ‘Zekâ Oyunları Öğreticiliği’ Eğitimi

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmenler için mesleki gelişim kursları ve hizmet içi eğitimler pandemi öncesi ve sonrası için de içerik yönünden gelişimi devam etmektedir. 2019 yılından itibaren öğretmenlere yönelik ‘Zeka Oyunları Öğreticiliği’ olarak adlandırılan yeni bir hizmet içi eğitim verilmektedir. Bu programın dayanağı ise;

  1. 24.06.1973 tarihli ve 14574 sayılı Resmî Gazete´ de Yayımlanan, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu,
  2. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 20.04.2016 tarihli ve 19 sayılı kararı ile kabul edilen, Yaygın Eğitim Kurumları Çerçeve Kurs Programı,
  3. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 14.09.2012 tarihli ve 163 sayılı kararı ile kabul edilen, “Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Zekâ Oyunları Dersi (5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) Öğretim Programı”
  4. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 05.09.2013 tarihli ve 118 sayılı kararı ile kabul edilen, “Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Zekâ Oyunları Dersi (5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) Öğretim Programında Değişiklik Yapılması” kararı,
  5. Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğünün 2.02.09.01.004 Kod Numaralı Zekâ Oyunları Eğitici Eğitimi Kursu Öğretim programından oluşmaktadır.

Öğretmenler arasında hizmet içi eğitim olan bu programa başvuru yapılırken giriş koşulları aranacaktır. Bu koşullar ise;

  • Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca yayımlanan “Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarına göre atanan alan öğretmeni olmak veya
  • Fakülte ve yüksek okulların öğretmenlik bölümü mezunu olmak veya
  • Fakülte ve yüksek okulların herhangi bir lisans bölümünden mezun olup öğretmenlik formasyonu belgesine sahip olmaktır.

Eğitimcilerin Niteliği

Kurs programının uygulanmasında eğiticiler aşağıdaki öncelik sırasına göre görevlendirilirler;

  1. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca yayımlanan “Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarına göre atanan tüm alan öğretmenlerinden zekâ oyunları (Satranç, Hafıza Oyunları vb.) dersi aldığını belgelendirenler ya da Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünce düzenlenen
  • Zekâ Oyunları Kursu 1,
  • Zekâ Oyunları Kursu 2,
  • Zekâ Oyunları Eğitici Eğitimi Kursunu tamamlayanlar,
  1. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca yayımlanan “Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarına İlişkin Çizelge ile tüm alanlarına kaynak teşkil eden yükseköğretim programları / fakülte mezunu olup, öğretmenlik formasyon belgesine sahip olanlardan zekâ oyunları (Satranç, Hafıza Oyunları vb.) dersi aldığını belgelendirenler veya yukarıdaki kurslardan birini tamamladığına dair sertifikalara sahip olanlar,
  2. Yüksek öğretim kurumlarında görevli öğretim üyesi, öğretim görevlilerinden yukarıda belirtilen kursların herhangi birinde eğitim görevlisi olarak görev yapanlar, görevlendirilir.

Programın Amaçları

Zekâ Oyunları Öğreticiliği kurs programını bitiren bir öğretmenin;

  1. Bireylerin mantık, dikkat ve hafıza gibi zihinsel yeteneklerini kullanarak oynadıkları zekâ oyunları eğitiminin amaçlarını bilmesi,
  2. İletişimde dikkat etmesi gereken hususlar hakkında bilgi sahibi olması,
  3. Problem çözme yöntem ve tekniklerini bilmesi,
  4. Zekâ oyunlarının eğitimdeki önemini kavraması,
  5. Zekâ oyun çeşitlerini ve özelliklerini kavrayarak, kendisine uygun oyunları seçmesi,
  6. Öğretilecek oyunlarının tamamının kullanımını ve nasıl öğretileceğini bilmesi,
  7. Çocuğun yaşına uygun oyun etkinlikleri planlaması,
  8. Oyun için uygun ortamı hazırlaması,
  9. Oyun içerisinde kullanılacak oyun araç-gereçlerini seçmesi,
  10. Çocuğun yaşına uygun oyun etkinliklerini doğru ve eksiksiz bir şekilde uygulaması,
  11. Değerler eğitimi hakkında farkındalık oluşturulması amaçlanmaktadır.

Programın Uygulanmasıyla İlgili Açıklamalar

  1. Çocukların evrensel dili oyundur. Çocuklar oyun aracılığıyla kendilerini ve dünyayı keşfetmeyi öğrenirler. Oyun çocuğun yaşamsal deneyimler kazanabildiği etkin bir öğrenme aracıdır. Oyun, sadece fiziksel dünyayı algılamada değil, mantıksal bilginin oluşmasında da doğal bir kaynaktır. Birey seçeceği ve uygulayacağı oyun yöntem ve teknikleri konusunda yeterli bilgi ve beceriye sahip olursa, çocuklar için önemli ve etkili öğrenme fırsatı yaratarak gelişimlerine katkı sağlayabilecektir. Tüm bu gereklilikler ve bireylerin ilgi ve ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak Zekâ Oyunları Öğreticiliği kurs programı hazırlanmıştır. Program ile bireyin, oyunun çocuk için öneminin farkında olarak çocuklara çeşitli oyun etkinlikleri yaptırabilmesi amaçlanmaktadır.
  2. Kurs Programı, Millî Eğitim Bakanlığında görevli uzman, alan öğretmenleri ve alan uzmanları ile iş birliği içinde hazırlanmıştır.
  3. Programın uygulanmasında ağırlıklı olarak bireysel öğrenmeyi destekleyici yöntem ve teknikler uygulanır. Eğitim sürecinde; Anlatım Yöntemi, Problem Çözme Yöntemi, Gösterip Yaptırma Yöntemi, Bireysel Çalışma Yöntemi, Örnek Olay Yöntemi, Gösteri (Demonstrasyon) Yöntemleri uygulanır.
  4. Program süresince bireylerin merak uyandırma ve planlama, araştırma ve keşfetme, çözümleme ve derinleştirme, paylaşma ve yaşantıya uygulama etkinliklerini gerçekleştirmeleri sağlanarak bireyin öğrenmeye etkin katılımı desteklenmelidir.
  5. Kurs dışında bireylerin öğrendiklerini pekiştirmek için kendi kendine öğrenme faaliyetleri yapması teşvik edilmelidir.
  6. Program, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı eğitim kurumlarında veya diğer kurumlarca açılan ve eğitim-öğretime uygun ortamlarda uygulanır.
  7. Kurs programının amaçlarını yerine getirmek için gerekli donanımlar ve ekipmanlar sağlanır.
  8. Eğitim, internet bağlantılı bilgisayar ve projeksiyon cihazı ya da etkileşimli tahta olan eğitim ortamında gerçekleştirilecektir.
  9. Eğitim ortamı katılımcıların etkin iletişim kurabileceği biçimde düzenlenecektir.
  10. Program süresince kursiyerlere program içeriğinin öğretilmesi için ihtiyaç duyduğu araç, gereç ve malzemeler temin edilmeli, donanımlar sağlanmalı ve gerektiğinde bilgisayar destekli öğretim faaliyetlerinden (slaytlar, akıllı tahtalar) faydalanılmalıdır. Program uygulanırken, Talim ve Terbiye Kurulunun 04.08.2015 tarih ve 7752472 sayılı yazısı ile kabul edilen, Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Zekâ Oyunları Dersi (5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) Öğretmenler İçin Öğretim Materyali kitabından ve ihtiyaç bulunması durumunda öğretmen/öğretici tarafından hazırlanan ders notlarından yararlanılabilir.
  11. Zekâ Oyunları Öğreticiliği kurs programının amaçları ve içeriği yoluyla kursa katılan bireylere aşağıda tabloda verilen değerlerin kazandırılması ve geliştirilmesi hedeflenmiştir.

Program olarak Eğitim İçeriğinde Yer Alan Temel Kavramlar

  1. Zekâ Tanımı,
  2. Zekâ Çeşitleri ve Geliştirme Yolları
  3. (Sözel – Dilsel Zekâ, Mantıksal – Matematiksel Zekâ, Görsel – Mekânsal Zekâ, Bedensel – Kinestetik Zekâ, Müziksel – Ritmik Zekâ, Sosyal Zekâ, Kişisel – İçsel Zekâ, Doğa – Varoluşçu Zekâ)

Programda Zekâ Becerileri ve Güçlendirme Teknikleri

  1. Düşünme Tanımı
  2. Düşünme Çeşitleri (Eleştirel, Yaratıcı, Yansıtıcı, Analitik, Tümevarım, Tümdengelim vb.)
  3. Düşünme Süreçleri (İmgeleme (Tahayyül), Kavram Oluşturma, Karşılaştırma Yapma, Sonuç Çıkarma, Soyutlama, Yargılama)
  4. Düşünme Becerileri ve Geliştirme Yolları ( Yaratıcılığın tanımı, Yaratıcı Düşünme Teknikleri (Beyin Fırtınası, Nitelik Sıralaması, Rol Yapma)
  5. Yaratıcılık ve Zekâ İlişkisi 2.4.6.Yaratıcılık ve Eğitim 2.5.Oyunun Tanımı Çocuk ve Oyun 2.5.2.Oyun ve Zekâ Gelişimi 2.6.Hafıza
  6. Hafıza Gelişimi 2.6.2.Konsantrasyon Dikkat 3. ZEKA OYUNLARINDA TEMEL BECERİLER 2.1. Zekâ Oyunlarında Problem Çözme 2.2. Zekâ Oyunlarında İletişim 2.3. Zekâ Oyunlarında Akıl yürütmedir.

Programda Zekâ Oyunlarının Temel Becerileri

  1. Zekâ Oyunlarında Problem Çözme
  2. Zekâ Oyunlarında İletişim
  3. Zekâ Oyunlarında Akıl yürütme

Programda Zekâ Oyunları ve Çeşitleri

  1. Akıl Yürütme ve İşlem Oyunları
  2. Sözel Oyunlar
  3. Geometrik Mekanik Oyunlar
  4. Hafıza Oyunları
  5. Strateji Oyunları
  6. Zekâ Soruları

Programda Oyun Etkinliği Planlaması

  1. Oyun etkinliği planlama
  2. Oyun etkinliğinin uygulanması
  3. Oyun oynanacak yerin hazırlama
  4. Oyun araç-gereçlerini hazırlama
  5. Oyunu yönergesine göre oynama
  6. Yeni Oyun Öğretimi
  7. Oyunu tanıtma
  8. Oyunun kurallarını açıklama ve görev dağılımı yapma
  9. Oyunu kurallarına göre oynama

Programda Zekâ Oyunlarıyla İlgili Etkinlik Örnekleri

  1. Kim Önce Yapar?
  2. Tangramla Sanat Yapalım.
  3. Yumurtadan Tangram Çıktı.

Sefa Sezer
Kaynak: 
https://egitimheryerde.net/ogretmenler-icin-zeka-oyunlari-ogreticiligi-egitimi/


4. Ziya Selçuk İngilizce Öğretmenleriyle Buluştu

9 Temmuz 2020 tarihinde Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk 81 ilde görev yapan İngilizce Öğretmenleriyle çevrimiçi yoluyla uzaktan toplantı gerçekleştirdi. İngilizce alanında okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde önemli çalışmalarının yer aldığını belirtmiştir. En önemli noktalardan biriside İngilizce eğitiminin EBA Akademik Destek platformunda da yer alması ile ilgili çalışmalarının bulunduğunun altını çizdi.

MEB Bakanımız Sn. Ziya Selçuk, toplantıda İngilizce eğitimi üzerine öğretmenler açısından 4 temel becerinin ölçülecek bir şekilde planlı çalışmalarının hazırlıklarının olduğunu belirtmiştir. Dil eğitimini küçük yaşlardan itibaren verilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak okul öncesi dönemde İngilizce eğitimi ile ilgili çalışmalar olduğunu ifade etmiştir. Dil eğitiminde 4 temel beceri odaklı ölçme ve değerlendirme konusunda ise 7. Sınıflarda pilot uygulama sistemine geçildiği ve olumlu sonuçların yer aldığını ifade etmiştir.

EBA Akademik Destek platformunda artık yabancı dil içeriklerinin yer alması, kitap ve birçok kaynaklarda ise geliştirme çalışmalarının olduğunu bildirmiştir. Bu çalışmaların okullarımızda yer alan dil sınıfları için de geçerli olduğunu ifade etmiştir.

MEB Bakanımız Sn. Ziya Selçuk, ülkemizde uzaktan eğitim konusunda hiçbir sorun olmadığını, İngilizce öğretmenlerinin olarak tek bir zümre altında buluşabileceğini ve dijital platform olan EBA’da gerçekleştirilebileceğini açıklamıştır.

Özellikle de Mesleki İngilizce konusu için Talim ve Terbiye Kurulu ile birlikte önemli çalışmalarının olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca birçok özel kurum ile ortak çalışma hazırlıklarının olduğunu, İngilizce alanında hem öğretmen hem de öğrenci açısından ‘’Dil’de 4 Temel Beceri’’nin sağlanması adına öğretmen adaylarında üniversiteden atama ölçümüne öğrenciler için ise okul öncesinden itibaren sistemin yer alacağını açıklamıştır.

E-twinning proje faaliyetlerinde İngilizce Öğretmelerinin öncülük etmesinden dolayı da tebriklerin iletmiştir. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk Öğretmenimize İngilizce Zümre için sunmuş olduğu değerli katkılarından dolayı kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.

Sefa Sezer
Kaynak: 
https://egitimheryerde.net/ziya-selcuk-ingilizce-ogretmenleriyle-bulustu/



5. Eğitim Teknolojileri ve Öğretmenlik

 
 



Eğitim teknolojisinin önemi bakımından öğretmenler, teknolojiyi konu alanlarına etkili bir şekilde entegre ettiklerinde uzman, koç ve danışman rolleri haline dönüşebilir. Eğitim teknolojisi, öğretmeyi ve öğrenmeyi daha anlamlı, daha eğlenceli hale getirmeye yardımcı olmaktadır.

Eğitim teknolojisi, öğretmenler için düşünme süreçlerini destekleyen önemli bir araçtır.  Ön düzenleme ve motivasyon becerilerini arttırarak eşitliği destekleyen önemli bir araçtır. Öğrencileri vizyon odaklı hale getirir. Okul yapısındaki değişiklikleri destekler niteliktedir.

Günümüz Eğitim Teknolojileri Yaklaşımı

  • Öğrenen odaklı bilgi ve becerileri ön planda olması.
  • Mobil Öğrenme uygulamalarının sıklığı ve kullanımı.
  • İstediği zaman öğrenmenin öğretmeden bir adım daha önde olması.
  • Öğrencileri geleceğe hazırlaması.
  • Okul yapısındaki değişiklikleri destekler nitelikte olmasıdır.
  • İnnovatif, flipped ve blended uzaktan vb.

‘Eğitim Teknolojileri ve Öğretmenlik’ Kapsamı

Teknoloji her şeyden önce bir araç olarak düşünülmelidir. Bulunulan ortama ve kişilere göre seçim yapılmalı ve kullanılmalıdır.

Teknoloji kapıları açabilir, zihinleri genişletebilir, dünyayı değiştirebilir. Ancak bireylerin odak noktalarını oluşturmaması gerekir. Teknolojinin önemi gittikçe daha çok artacaktır. Ancak öğretmenin görevi ve sorumluluğu ise o denli fazla olacaktır.

‘Eğitim Sistemi İçerisinde Eğitim Teknolojisi Kültürü’

1. Öğrenen Açısından

  • Hayat Boyu Öğrenme
  • Kendi Kendini Motive Eden
  • Öz Düzenleme Becerisi Yüksek
  • Kendi Öğrenmesini Ayarlayabilen

2. Öğretmen Açısından

  • Bilgi ve Beceriyi Geliştirmek
  • Öğrenme ve İhtiyacını Anlamak
  • Öğrenmeyi Kolaylaştırmak
  • Öğrenme Fırsatları Yakalamak

 

3. Yönetici Açısından

  • Yaşam Boyu Öğrenme İçin Kaynaklar Oluşturmak
  • Öğrenme Ortamını Oluşturmak
  • BİT Yapısını Oluşturmak
  • Öğrenme Fırsatları Yaratmak

 

Eğitim Teknolojisinin Önemi

Eğitim alanında kullanılan teknolojilerin kolay öğrenilir ve kullanılır olmasının öğrenme-öğretme sürecinde verimliliği arttıracağı bir gerçektir. Öğrenme-öğretme ortamında teknolojiyi kullanma konusunda olumlu fikirlerin yaygınlaşması, söz konusu eğitim teknolojilerinin kullanılması, motivasyonun artmasına da yardımcı olacaktır.

Okulda bilgisayar ve bilgisayar destekli eğitim teknolojilerinin kullanılmasının bireysel ve örgütsel üretkenliği ve etkililiği arttırması beklenmektedir. Örgütsel ve bireysel üretkenlik için okul yöneticisi, diğer yeterliliklerinin yanı sıra teknoloji konusunda da belli bilgi ve becerilere gereksinim duymaktadır.

Genel olarak eğitimcileri ve yöneticileri eğitim teknolojilerine ve yeniliklere yönelten eğitim sorunlarını şöyle ifade edebiliriz.

  • Aynı anda geniş kitlelere hizmet verilememesi.
  • Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine önem verilmemesi.
  • Uygun yöntem ve tekniklerin sunulamaması.
  • Gerekli bilginin etkili ve kısa sürede verilememesi.

Eğitim teknolojisi kuramsal bilgilere dayalı ve uygulamaya dönük bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım belirli temel ilkelere dayanmaktadır.

Sefa Sezer
Kaynak:  https://egitimheryerde.net/egitim-teknolojileri-ve-ogretmenlik/


6. COVID-19 Sonrası Öğretmenleri Bekleyen Değişim



 
 

Bugünkü yazımızda 30 Mayıs 2020 tarihinde İngilizce olarak düzenlenen “T4 Konferansında ‘Eğitimde Yeni Normal Ne Olacak?’ ele alınan önemli başlıkları ve üzerinde durulan konuları paylaşacağım. T4 Konferansına katılım ücretsiz gerçekleşti ve Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) konferansa destek olmuştur.Bizlerde ÖRAV aracılığı ile Türkiye’nin dört bir yanında ki 30 gönüllü öğretmen olarak konferans sürecinde İngilizce olarak yayınlanan konferansı canlı olarak yazılı Türkçe çevirisinde bulunduk.

Küresel olarak öğretmen eğitim programları düzenleyen ve her yıl düzenlemiş olduğu “Küresel Öğretmen Ödülü” ile tanınan Varkey Vakfı’nın eski CEO’su ve eğitim alanında önemli bir konuma sahip olan Vikas Pota’nın liderliğinde T4 Konferansı, 30 Mayıs Cumartesi günü Türkiye saatiyle 15.00-20.00 arasında gerçekleştirildi.

OECD Eğitim ve Beceriler Başkanlığı Direktörü Andreas Schleicher’in ana konuşmacı olarak yer aldığı konferansta, Dünya Bankası Eğitimden Sorumlu Küresel Direktörü Jaime Saavedra öğrenme kaybının telafisi ile ilgili yorumlarını aktarmıştır. Eğitim ve kadın hakları savunucusu, aktivist Ziauddin Yousafzai,  Brezilya’nın eğitim alanında sivil toplum kuruluşu olan Todos pela Educacao’nun Başkanı Priscila Cruz ile Nijeryalı ünlü rap şarkıcısı ve aktivist Banky Wellington da konuşmacılar arasında yer almıştır.

Güney Amerika’dan Tarih Öğretmeni Marjorie Brown gibi dünyanın dört bir yanında öğretmenlerin ve eğitimcilerin buluştuğu böyle önemli bir organizasyonda, COVID-19 salgını sırasında edindikleri deneyimleri paylaşarak etkinlikte konuşmalar iyi olma, teknoloji, liderlik ve işbirliği olarak 4 farklı başlıkta ele alınmıştır.

Konferansta COVID-19 sonrası öğretmenleri bekleyen değişim başlığı altında önemli olarak not ettiğim başlıklar ve konular şu şekilde sıralayabiliriz;

-”Öğretmen refahı olarak ”sağlık ve mutluluk”. Bunu yeni normalde elbette öncelik haline getirmeliyiz. Konferans öncesi katılımcılara belirli sayıda anket soruları uygulanmıştır. ‘’Dünya genelinde öğretmen olarak uygulama yönünden hangi kategoride kendinizi geliştireceğinizi düşünüyorsunuz?’’ sorusuna % 35,1 oy ile işbirliği ve ekip çalışması cevabı gelmiştir.

-Öğretmenlerin bu süreçte teknoloji kullanmaya önem verdiği görülmüştür. Hiçbir teknolojinin öğretmenin yerine geçemeyeceği belirtilmiştir. Eğitim ve kadın hakları savunucusu, aktivist Ziauddin Yousafzai, E-öğrenme araçlarını sosyal yönden dönüşüm merkezi odaklı olarak kullandığını ve karar verme konusunda merkez noktada öğretmen ve öğrencilerin yer alması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, yeni normal sürecinde yer alırken teknolojik araçlara hakim olmalı ve eğitimin tüm paydaşlarıyla işbirliği içinde hareket etmemiz gerektiğini açıklamıştır.

-OECD Eğitim Bölümü Direktör Yardımcısı ve Genel Sekreter Eğitim Politikaları Özel Danışmanı Andreas Schleicher, eğitim bu süreçte yeniden inşa edildi. Eğitim bir yerde kesintiye uğradığı zaman yeniden inşa edilebileceğini belirterek eğitim paydaşları bu süre zarfında yeni arayış sürecine girmiş olduklarını açıkladı. Oturumda konferans öncesi katılımcılara belirli sayıda anket soruları arasında ‘’Okullarımız ve sistemleriniz eğitimi yeniden inşa etme planlarının merkezine ne koymalıdır ?’’sorusuna % 75,6 oy ile planlı ders sistemi olmalıdır cevabı gelmiştir.

-Konuşmacılar arasında yer alan Armand Doucet  ise COVID-19 sürecinde küresel işbirliğini kanıtlamış olduk. Eğitimimizi geliştirmek için her birimizin çalışmalarını etkin ve verimli kullanabileceğimizi belirtmiştir. Böylelikle bu konferanstan sonra küresel yönünde tüm öğretmenlerimizin daha fazla işbirliği içerisinde yer almalarını beklediğini ve öğretmenlerin başarılı bir sonuca ulaşabilmesi için grup çalışması güvenine sahip olmasını gerektiğini vurgulamıştır.

-Konferansta, Stefania Giannini ise inovasyon ve teknoloji konusunu ele almıştır. Teknoloji ve inovasyon yönünde öğretmenler, inovasyon ve teknolojiye dayanan eğitimin mimarı olmalarını gerektiğini belirtmiştir. Bu yorumla birlikte katılımcılardan Jeniffer Williams küresel olarak gerçekleştirilen etkinlik ve projeler ile öğretmenler-öğrenciler olumlu bir katkının sağlanması için bir araya geldiklerini açıklamıştır.

-Yusuf Zai ise COVID-19 süreci elbette zorlu bir süreç. Eğitim sistemine öğretmenler tarafından sunulan her şey için teşekkürlerini belirtmiştir.

-Konferansta en önemli detay ise bir pusula olarak öğretmenin vizyonunun yer almasıdır. Pusulada öğretmenin liderliği, öğretmenin işbirliği, öğretmenin refahı ve teknoloji düzeyi esas alınmıştır.

 

”Unutmamız gerekir ki teknoloji sadece eğitimi kolaylaştırılabilir. Eğitimin her sürecinde insan faktörü çok önemli ve teknoloji insan faktörünün yerini asla alamaz. Eğitim noktasında insan faktörünün de nitelikli ve verimli bir işbirliği ile kullanılmasının önemli işlevler meydana getireceğini söyleyebiliriz.”

Sefa Sezer
Kaynak: 
https://egitimheryerde.net/covid-19-sonrasi-ogretmenleri-bekleyen-degisim/



7. 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılında Sınıf Geçme Temeli


 

Milli Eğitim Bakanlığı 2019 – 2020 Eğitim – Öğretim yılı için Okul Öncesi, İlk, Ortaokul ve Liselere İlişkin Yönetmeliklerde Değişiklik Uygulamıştır

Yapılan değişiklik, Resmi Gazete’nin 07.05.2020 tarihli sayısında yayımlanan iki yönetmelik değişikliği ile olağanüstü hallerde eğitime ara verilmesi, uzaktan eğitim faaliyet esasları, telafi eğitimleri ve olağanüstü hallerde eğitime ara verilmesi durumunda sınıf geçme ve öğrenci başarısının değerlendirilmesine yönelik uygulamaları içermektedir.

Öğrenciler açısından, yapılamayan derslerin telafisi için okul yöneticileri ve il / ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından gerekli önlemler alınacağı belirtilmiştir. Okullara verilen arada gerçekleştirilen uzaktan eğitim derslerinde herhangi bir not ve puan sistemi uygulanmayacağı da belirtilmiştir. Yüz yüze telafi eğitimleri yapılacağı zaman nadir durumlarda hafta sonları da dahil olmak üzere okul yöneticileri ve il / ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından gerekli önlemler çerçevesinde planlanıp yürütülecektir. Ayrıca, telafi eğitimlerinde gerçekleştirilen derslerde de herhangi bir not ve puan sistemi uygulanmayacağı da belirtilmiştir.

Öğrencinin Velisi Onayı İle Sınıf Tekrarı Yapılabilecek

Yukarıda belirtilen ifadeler dışında, 1.Dönemde elde edilen yıl sonu puanı, ağırlıklı puan, yıl sonu başarı puanı ve ortaokul başarı puanı (OBP) hesaplanmasında da kullanılacaktır. İlkokul 1. 2. ve 3’üncü sınıflarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı dönemde başarı durumu değerlendirilen öğrenciler bir üst sınıfa geçmiş sayılacaktır. Ancak ilkokullarda velinin yazılı talebi doğrultusunda sınıf tekrarı yaptırılabilecektir.

Liselerde Sınıf Tekrarı ve Geçme Durumu

Liselerde ise öğrencilerin sadece bir dönem puanının bulunması ve ara vermeye sebep olan şartların devam etmesi nedeniyle telafi programının uygulanamayacak olması durumunda öğrencilerin yılsonu puanı, bir dönem puanı ile belirlenecektir. Bu kapsamda; doğrudan sınıf geçme şartlarını sağlayan öğrenciler doğrudan, doğrudan sınıfı geçme şartlarını sağlamayan öğrenciler ise alt sınıflar da dahil başarısız ders sayısı toplamına bakılmaksızın sorumlu olarak sınıf geçecektir. Ayrıca, devamsızlık nedeniyle sınıf tekrarına kalan öğrenciler, bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

Mesleki ve Teknik Liselerin Durumu

Mesleki ve teknik liselerde ise durum, öğrencilerden işletmelerde mesleki eğitim görenlerin, beceri sınavının yapılamaması durumunda işletmede beceri, mesleki eğitim dersinin bir dönem başarı puanı, bu dersin yılsonu başarı puanı olarak değerlendirilecektir. Teorik ve uygulamalı derslerin eğitimini işletmelerde yoğunlaştırılmış olarak gören öğrenciler de önceki sınıflarda yoğunlaştırılmış eğitim programına katılmış olmaları şartıyla, bir üst sınıfa geçecektir.

Sefa Sezer
Kaynak:
https://egitimheryerde.net/2019-2020-egitim-ogretim-yilinda-sinif-gecme-temeli/
https://kamuexpress.com/haber/2019-2020-egitim-ogretim-yilinda-sinif-gecme-temeli-83998


8. Duvarsız Okul ve Teknoloji Dostu 'EBA'


Türkiye’de eğitim koronavirüsten (Kovid-19) etkileniyor diye bir ibare kullanamayız. Eğitim Bilişim Ağı 2012 yılında sunulmuş ve günümüze kadar birçok yenilik ve güncelleştirme ile meydana gelmiştir. Uzaktan eğitim sisteminin çok kapsamlı bir şekilde yapılması, öğrencilerin kolaylıkla istediği verilere erişebilmesi adeta yeni eğitim teknolojilerinin verimli kullanılabilmesine örnektir.
 

Ülkemizde özellikle 2012 yılından sonra Türk eğitim sisteminde teknolojinin daha etkin kullanımı için yapılan projelerden birisi EBA’dır. Türk eğitim sisteminde teknolojinin daha etkin kullanımı için azımsanmayacak miktarda yatırım yapıldığını göstermektedir. Bu yatırımlara rağmen önceki yıllarda yapılan projelerin sonuçlarının yeterli düzeyde analiz edildiği, projelere ait veri tabanları oluşturulduğu, proje yürütenlerin dahi ilgili verileri sakladığı ve bu durumların sonucu olarak ilgili alandaki ihtiyacı karşılamak amacıyla nasıl bir proje yapılması gerektiği analiz edilerek sadece teknolojiyi satın almak ile eğitim sistemine entegre edilmemiş,yazılım olarak Eğitim Bilişim Ağı’nın küreselleşme sürecinde yenilenmesi düşüncesiyle yapılan projelerin olduğu gözlenmiştir.Elbette EBA’da yapılan güncellemeler ve öğretmenlere,öğrencilere ve velilere yapılan imkanlar önemli bir yer edinmiştir.

Eğitim Bilişim Ağın’da öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimiz için yapılan güncelleştirmeleri bir kez daha hatırlayalım;

Eğitimin geleceğe açılan kapısı olan Eğitim Bilişim Ağı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından her bir bireyin kullanımına ücretsiz olarak sunulan çevrimiçi bir sosyal eğitim platformudur. Eğitim, hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. EBA; okulda, evde, kısacası zamandan ve mekândan bağımsız olarak ihtiyaç duyulan her yerde ve her zaman kullanabilir. Bu da eğitimin dört duvar dışında da gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Bu platformun amacı; bilgi teknolojileri aracılığıyla etkili materyal kullanımını destekleyip teknolojinin eğitime entegrasyonunu sağlamaktır. EBA, sınıf seviyelerine uygun, güvenilir ve incelemeden geçmiş e-içerikler sunmakta, eğitim ve teknolojideki yenilikleri takip ederek gelişmeye devam etmektedir.

EBA’da bulunan e-içerikler farklı öğrenme stillerine (sözel, görsel, sayısal, sosyal, bireysel, işitsel öğrenme) sahip öğrencileri de kapsamaktadır. Böylece öğretmen merkezli eğitimden öğrenci merkezli eğitime geçilmesi daha da kolaylaşacaktır. Bu da ezberci zihniyetten uzak, nitelikli kaynakları süzüp araştıran, yorumlayan ve bilgiden bilgi üretebilen bireylerin yetiştiği bir ülkenin temellerinin atılmasına yardımcı olacaktır. EBA’nın sosyal ağ yapısı öğretmenleri de ortak bir paydada buluşturarak eğitime el birliğiyle yön vermelerini sağlamaktadır. Ayrıca öğretmenlerimiz, mesleki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla düzenlenen eğitimler sayesinde yeni bakış açıları kazanmaktadır. EBA, sahip olduğu detaylı raporlama sistemiyle karar vericiler için eğitimde mevcut durumun fotoğrafını çekerek geleceğin eğitim stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlamaktadır. Ayrıca verilen bu anlamlı dönütler sayesinde veliler de çocuklarının aldığı eğitimin niteliğini EBA üzerinden takip ederek görebilecek, eğitimin iyileşmesine ve kalitesine katkıda bulunabilecek ve eğitimde eskisinden daha fazla rol almış olacaklardır. Artık toplum olarak eğitim tüm paydaşların sorumluluğunda olacak, katkılarımızla büyüyecek ve kendi geleceğimizi şekillendirme imkânına kavuşmuş olacağız. Bütün bu özellikleriyle EBA; FATİH Projesinin en temel amacı olan ‘’ eğitimde fırsat eşitliği’’ ilkesini sağlamaya devam edecektir. Eğitimin tüm paydaşlarını kapsayan EBA sizlerin katkılarıyla daha da büyüyecek, güçlenecek ve gelişecektir.

Eğitim Bilişim Ağı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından her bir bireyin kullanımına ücretsiz olarak sunulan çevrimiçi bir sosyal eğitim platformu olan EBA’nın resmi web sayfası güncellenmiştir. Çeşitli materyaller ile birçok kazanımlara ve açık platform olarak online ders içeriklerine sahip olan EBA’nın güncel görüntüsü aşağıda yer almaktadır.


Sefa Sezer
Kaynak: https://egitimheryerde.net/duvarsiz-okul-ve-teknoloji-dostu-eba/

 


9. Öğrenim Süreci İçin Destekleyici Uygulamaların Gelişimi









İletişim alt yapımızın güçlü olmasından ötürü pandemi sürecine girdiğimizde eğitim-öğretim faaliyetlerinde öğrenim süreci hiçbir aksaklığa uğramamıştır. Öğrenimde hiçbir kesinti yaşanmamış, ağ sistemi yeterliliği ile uzaktan eğitimi iyi yöneten bir süreç izlenmiştir. Hatta ülkemizde bu sürecin çok verimli ve etkin olmasından ötürü Milli Eğitim Bakanlığının yanında Yüksek Öğretime bağlı hem devlet hem de özel üniversitelerde uzaktan eğitim takip sistemi yapılmış ve Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜniAr) tarafından yapılan, uzaktan eğitim sürecini iyi yöneten vakıf ve devlet üniversiteleri sıralaması faaliyetleri uygulanmıştır. Belirli kademelerde öğrenim faaliyetlerinde bulunan eğitim kurumların dijital yönünde en uç nokta için tatlı rekabet halinde olması vizyon için eğitimde dijitalleşme alanında önemli bir adımdır.

01

COVID-19 virüs salgını sürecinde eğitim-öğretim faaliyetlerinde öğrenimin devamlılığının yanı sıra öğrencilerin kişisel, sosyal ve kültürel gelişimini de online süreçlerde takibini sağlamış olduk. COVID-19 salgını dünya ve insanlık tarihinde aslında bir ilk ve son olmadığı, ilerleyen süreçte benzer krizlerin yaşanmasında hazır bulunuşluk temel alt yapımızın yer almasıdır. Vizyon odaklı düşünüldüğünde öğrenim süreci için destekleyici uygulamalarımızın yeterli olup olmadığı analiz edilmelidir.

Pandemi süreci ve sonrasında bazı kuralların ne kadar değiştiğine ve oyunun kurallarının yeniden yazıldığının göstergesi olduğuna işaret etmiştir. İşte bu destekleyici hem yerli hem de dışarıdan yararlandığımız uygulamaların yardımcı alt sistem, içerik, müfredat, her şekilde mobil uyumlu uygulama güncellemeleri ve öğrenim süreci öncesi uyum eğitimi paketine sahip olması gerekmektedir. Hem müfredat güncellemesi hem de uyum eğitiminden bahsediyoruz. Hem uzaktan eğitimin sürecinin devamlılığı hem de yüz yüze eğitimi başlamasından itibaren müfredatımızda hızlandırılmış veya telafi paket sistemine geçebiliriz. İşte bu sebeple eğitimde dijitalleşmenin hızı arttığı için öğrencilerin okuldan sonra bulunduğu ortamdan farklı kaynaklara erişmek isteyeceğinden uygulamaların yeni format yönünde gelişmesi gerekmektedir.

Peki, öğrenim süreci için hem yerli hem de diğer ülkelerden yararlandığımız destekleyici uygulamaların değişimi ve gelişmesi için şu unsurları dikkate alması gerekmektedir;

  • Tüm kademelerde herkes kendi bilgi ve becerilerini paylaştıkları kurs gruplarının olması ve herkesin faydalanmasının sağlanarak ister uzmanlık alanları oluşturmak isterlerse kariyerlerini öne çıkarmak için çeşitli kursların yer almasını sağlamak,
  • Eğitim sertifikaları ortaöğretim, ön lisans, lisans düzeyinde Micromaster programlar ve gerekirse çevrimiçi yüksek lisans, doktora derecesine sahip programlara erişerek uluslararası eğitim kurumlarından faydalanmak,
  • Fatih Projesi çerçevesinde oluşturulan, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından uygulamaya konulan, ücretsiz uygulamamız Eğitim Bilişim Ağındaki farklı öğrenme stillerine yönelik haber, video, görsel, ses, kitap, dergi, doküman modülleri üzerinde e-içerikte öğrenci, öğretmen ve herkes için çeşitli interaktif materyallerin bu kişiler tarafından içerik olarak tasarlanmasını sağlamak,
  • Devlet ve Özel kurumların istişare içinde olarak Yaratıcı Sanatlar ve Medya, Sağlık ve Psikoloji, Bilim-Mühendislik, Öğretim, Teknoloji ve Kodlama, Hukuk, Edebiyat vb. gibi alanlarda yetkin olan güncel tek bir uygulama ile yerli uygulamamıza entegresini oluşturmaktır.

COVID-19 salgını veya yaşanabilecek her türlü yüz yüze öğrenimi aksatacak olaylardan dolayı eğitim kurumları uygulamalı dersler için yerli ve yabancı olarak dijital uygulamalarını uzaktan eğitim yöntemine uygun müfredatları ve içerikleri her yönden geliştirmelidir. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde gelişmesi için öğretmenler, kurum yetkilileri ve yetkinliğe sahip uzmanların işbirliği faaliyetleriyle mümkün olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

Sefa Sezer
Kaynak:  https://egitimheryerde.net/ogrenim-sureci-icin-destekleyici-uygulamalarin-gelisimi/


10. TRB1 Bölgesinde Meslek Liselerin Geleceği

TRB1 bölgesinde yer alan Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli illerimizde ki meslek liselerimizin geleceği 2019 yılından itibaren tekrar ele alınmaya başlanmıştır. Meslek Liselerinin eski başarılı ve rağbet gören yapısına yeniden kavuşması adına TRB1 bölgesinde ki Milli Eğitim Müdürlükleri ile toplantılar yapılmıştır. Organize Sanayi Bölgelerinde araştırmalar yapılarak ve tüm fabrikalar incelenerek hangi iş gücüne ihtiyacın olduğu tespit edilmiş ve analizler çıkarılmıştır. TRB1 bölgesinde ki sektörlerde eksiklik 3 ana başlıkta toplanmıştır. Tekstil, metal ve otomasyon sektörlerinde ciddi bir ara eleman eksikliği olduğu ortaya çıkmıştır.

Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli illerinin yer aldığı TRB1 bölgesindeki bazı meslek liselerinde proje okulu seçimi yapılmıştır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol ile bölgede yer alan bazı meslek liseleri için işveren ve fabrikalarla protokoller imzalayarak öğrencilere staj garantisi sağlanmıştır. Okul bitimi öğrencilerin protokol imzalanan fabrikalarda üretime katkıları bulunması amacıyla asgari ücretin 1,5 katı fazlası ile işe başlamalarının garanti altına alınması sağlanmıştır.

TOBB- ETÜ işbirliği ile yabancı dil eğitimine ağırlık verilmesi, ERASMUS programı ile yurt dışı eğitim çalışması desteği ile birlikte meslek liselerinin makine, eğitim ve öğretim araçlarıyla donanımını sağlamak için ihtiyaç analizleri yapılmıştır. Öğrencilerin okul bitiminde takiplerini yaparak eğitimlerini ne şekilde kullandıklarını belirleme adına proje üretimi başlamaktadır. YÖK ile istişareler kurarak öğrencilerin Meslek Yüksek Okullarına sınavsız geçişini sağlamak için çalışmalar yürütülmektedir. Bu anlamda meslek liselerinin memleketin geleceği olarak gören ailelerin öğrencilerini meslek liselerine yönlendirilmesi gerektiğini açıklanmıştır. Meslek liselerine çok önemli bir fırsat doğmuştur ve bu fırsatın en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ülkemiz gerek özel sektörümüzün, gerekse kamu kurumlarımızın yaptığı yatırımlarla rekabet açısından önemli aşamalar kaydetmiştir. İhracatın geliştirilerek 500 Milyar dolar hacmine çıkartmak ve en önemli 10 ülke ekonomisi arasına sokmak için çalışmalar devam etmektedir. TRB1 bölgesinde insan kaynağının yetişmesi için çalışmaların devam ettiği, yerel ve ulusal kalkınma, hedeflere ulaşabilmemiz için en önemli unsurlardan biri olarak yapılan istişarelerde mesleki eğitim ön plana çıkmıştır. Geleceğim Mesleğim projesi ile yola çıkarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milli Eğitim Bakanlığı bu projeyi önemsemektedir.

Sefa Sezer


11. YERLİ PİSA MODELİ 'ABİDE'

Milli Eğitim Bakanlığın tarafından PISA ve TIMSS gibi öğrencilerin akademik becerileriyle ilişkili öğrenci, öğretmen ve okul özelliklerinin belirlenmesi amacıyla Türkiye genelinde binlerce 4. ve 8.sınıf öğrencisine yönelik yapılan Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) eğitim araştırmasının veri analizleri 2018 yılının Aralık ayında tamamlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, ABİDE araştırması 81 ilde 1.230 okulda 75.000 8. sınıf öğrencisine ve 1062 okulda ve 41054 4. sınıf öğrencisine yönelik geçen 2019 yılının Nisan ayında düzenlenmiştir.

PISA ve TIMSS gibi uluslararası değerlendirme programlarından farklı olarak yerli PİSA modeli ABİDE araştırmasında il düzeyinde örneklemler belirlenmiş ve hem ulusal düzeyde hem de il düzeyinde izleme çalışmaları yürütülmüştür. Her bir ilde örnekleme seçilen 8.sınıf öğrencilerinin yarısına Türkçe ve fen bilimleri testleri, diğer yarısına da matematik ve sosyal bilgiler testleri uygulanmıştır.

ABİDE Araştırması kapsamında veri toplamak amacıyla beceri testleri ve anketler kullanılmıştır. Beceri testlerinde yer alan sorular, alanda çalışan akademisyenlerin ve öğretmenlerin katılımıyla değerlendirme çerçeveleri dikkate alınarak geliştirilmiş ve beceri testlerinde yer alan soruların yarısı çoktan seçmeli, diğer yarısı ise açık uçlu sorulardan oluşmuştur.

Akademik Becerilerin Ölçülmesinde 27 Soru Sorulmuştur

ABİDE 2018 uygulaması kapsamında öğrencilerin akademik becerilerini değerlendirebilmek amacıyla her bir testte 27 soru kullanıldı. Bu soruların üçü ilk kez 2018 uygulamasında kullanılan pilot sorular oldu.Beceri testleri üzerine ek yapılarak uygulanan anketler yoluyla, öğrencilerin akademik becerileri ile ilişkili olabilecek faktörler hakkında veri elde edilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde ABİDE Araştırması'na katılan öğrencilerin tamamına öğrenci anketleri, bu öğrencilerin dersine giren Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilgiler öğretmenlerine öğretmen anketleri, ABİDE uygulamasının gerçekleştirildiği okulların yöneticilerine ise okul anketleri başarılı bir şekilde uygulanmıştır.

 

4 Dersten Yeterlilik Düzeyleri

ABİDE araştırmasında 8. sınıf öğrencilerinin 4 dersten ayrı ayrı temel altı, temel, orta, orta ustu ve ileri olmak üzere 5 yeterlik düzeyi ölçülmüştür. Türkçe testinde öğrencilerin % 1,6'sının temel altı, % 23,5'inin temel, % 41'inin orta, % 26,8'inin orta üstü ve % 7,2'sinin ileri düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Matematik testinde öğrencilerin % 16,4'ünün temel altı, % 36,6'sının temel, % 32,8'inin orta, % 11,3'ünün orta üstü ve % 3'ünün ileri yeterlik düzeyinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Fen Bilimleri testinde öğrencilerin % 9,4'ünün temel altı, % 30,4'ünün temel, % 46,3'ünün orta, % 11,4'ünün orta üstü ve % 2,5'ünün ileri yeterlik düzeyinde olduğu ortaya çıkmıştır. Sosyal bilgiler testinde ise öğrencilerin % 4,4'ünün temel altı, % 20,5'inin temel, % 40,4'ünün orta, % 25,3'ünün orta üstü ve % 9,4'ünün ileri yeterlik düzeyinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Üst Yeterlilik Düzeylerinde Meydana Gelen Artış

ABİDE 2018 uygulamasında, 2016 uygulaması ile karşılaştırıldığında bütün dersler için temel altı ve temel alt yeterlik düzeylerinde bir düşüş, orta üstü ve ileri üst yeterlik düzeylerinde ise bir artış tespit edilmiştir. Bu kapsamda, 2018 uygulamasında üst yeterlik düzeylerindeki öğrencilerin yüzdelerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.ABİDE 2018 uygulaması kapsamında ulaşılan bulguların, genel olarak ABİDE 2016 uygulamasında ulaşılan bulgular ve Türkiye'nin katılmakta olduğu uluslararası durum belirleme çalışmalarındaki (PISA ve TIMSS) bulgularla örtüştüğü sonucuna ulaşılmıştır.

Öğretmenin Yeterlik Algısı ile Akademik Beceri Pozitif İlişkili Olduğu Görülmüştür

Öğretmenlerin eğitim düzeylerinin ve mesleki gelişimlerinin değerlendirme yapılan alanlarda öğrencilerin akademik beceri puanlarında tutarlı bir değişime yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak öğretmenin mevcut okulda çalışma süresi, genel çalışma süresi (kıdem), mesleki yeterlik algısı gibi değişkenlerin öğrencilerin akademik becerileri ile pozitif yönde ilişki gösterdiği ortaya çıkmıştır.

Duyuşsal ve Demografik Özelliklerin Analizi Yapıldı

Raporda ABİDE 2016 raporundan farklı olarak duyuşsal ve demografik özelliklerle ilgili analiz çalışmaları da yürütülmüştür. Eğitim hedefi, okula yönelik tutum ve derslere verilen değer gibi değişkenlerin öğrencilerin cinsiyetine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve bu farklılığın kız öğrenciler lehine olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Kız öğrencilerin eğitim hedeflerinin daha yüksek, okula yönelik tutumlarının daha pozitif olduğu ve derslere daha fazla önem verdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Kadın Öğretmenlerin Mesleki Doyumu

Kadın öğretmenlerin, erkek öğretmenlerle karşılaştırıldığında daha fazla mesleki doyum sağladığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte eğitim düzeyi yükseldikçe mesleki doyumun anlamlı bir şekilde düştüğü ulaşılan bir diğer bulgu olmuştur. Okul yöneticisi anketinde yer alan değişkenler üzerinde yürütülen analiz çalışmaları, öğrenci kaynaklı olan ve öğrenci kaynaklı olmayan sorunların kadın yöneticilerin görev yaptığı okullarda daha az yaşandığını göstermiştir.

Etkin Bir Eğitimde Annenin Eğitim Düzeyi

ABİDE araştırmasında başarıyı etkileyen öğrenci özellikleri incelendiğinde 4. sınıf düzeyinde anne eğitim düzeyi önemli bir değişken olarak görülmüştür. Anne eğitim düzeyine ilişkin dağılım incelendiğinde, annelerin % 48,2'inin "okula hiç gitmediği ya da ilkokul terk" ve "ilkokul mezunu" olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bulgular, anne eğitim düzeyi arttıkça öğrencilerin ABİDE kapsamında uygulanan 4 derste de başarılarının arttığını göstermiştir.

Kaynakça

PISA SONUÇLARINDA BELİRGİN İYİLEŞME https://www.meb.gov.tr/pisa-sonuclarinda-belirgin-iyilesme/haber/19853/tr

PİSA Projesinin Değerlendirilmesi https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/256408

PISA 2018 SONUÇLARINA GÖRE TÜRKİYE, HER 3 ALANDA PERFORMANSINI ARTIRAN TEK ÜLKE https://www.meb.gov.tr/pisa-2018-sonuclarina-gore-turkiye-her-3-alanda-performansini-artiran-tek-ulke/haber/19842/tr

PISA 2018 sonuçları açıklandı! İşte MEB'in değerlendirme raporu https://www.milliyet.com.tr/egitim/pisa-2018-sonuclari-aciklandi-iste-mebin-degerlendirme-raporu-6092446

Sefa Sezer


12. Türkiye için TIMSS 2019 Sonuçlarının Yabancı Dil Eğitimine Katkısı



2015 yılında TIMSS (Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması)'te İngiltere, Norveç, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi ülkelerin 4 yerine 5; 8 yerine 9'uncu sınıfta sınava katılmış, 2019 yılında da aynı durumda olan başka ülkelerde yer almıştır.TIMSS 2019'a Türkiye'den katılan 5'inci sınıf örnekleminin ortalama yaşının 10,6 olmuş, TIMSS 2019 uygulamasına toplamda 4'üncü sınıf düzeyinde 58, 8'inci sınıf düzeyinde ise 39 ülkenin katılmıştır.

Fen, Matematik ve okuma becerileri kapsamında ülkemizdeki eğitim sistemi “İngilizce yeterliliği” kazandırma konusunda da TIMSS’de elde edilen başarı süreci önemli etki yaratacaktır. Bu sonuçların elbette ilerleyen süreçte yabancı dil olarak İngilizce eğitimine de önemli katkısı olacaktır. İngilizce eğitiminin ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde 296 saat paket olarak okutulduğu ülkemiz için önemli katkıları yer alacaktır.

2019-2020 Eğitim-Öğretim yılından itibaren uygulamaya konulan “Yabancı Dil Eğitim Modeli” etkin ve verimli çalışmalar meydana getirmiştir. 2019 yılında oluşturulan Ulusal Dil Eğitimi Konseyi’nin de yer almasıyla birlikte TIMSS’de elde edilen matematik ve fen bilimlerinde ki başarılar dilde 4 temel beceriyi de önemli bir şekilde etkileyecektir.
2019 Uluslararası Matematik ve Fen Bilimleri Araştırması’nın Türkiye için müfredat, ders paketleri, matematik ve fen ağırlıklı yaklaşım sergilediği görülmüştür. Sabit bir orta ölçekte başarı gösteren Türkiye 500 puanın üzerine ilk kez çıkarak önemli bir atakta bulunduğu görülmektedir. Hem ulusal hem de uluslararası sürdürülebilir şekilde bu işlemin devam edebilmesi için eğitim vizyonu açısından önemli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

TIMSS 2019 sonuçlarından yola çıkarak, bu başarının Türkiye için yabancı dil eğitimine önemli fırsatlar sunacaktır. Okuduğunu anlama ve okuma düzeyi gibi yetkinliklerin arttırılmasıyla birlikte hem ana dilimiz Türkçe’de hem de yabancı dil kapsamında verilen İngilizce eğitiminde dinleme, okuma, konuşma ve yazma alanında 4 dil becerisine dayalı eğitim sisteminin alt yapısının daha çok gelişeceğine ve eğitim vizyonu kapsamında “Yabancı Dil Konseyi” önemli işlevlerde bulunacaktır.

Yabancı Dil öğrenimi konusunda son 4 yılda çok önemli adımlar atılmıştır. İngilizcede yeterlilik seviyesinin ortaya çıkmasında yabancı dil eğitimi için ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde bölgesel olarak pilot ve tasarım beceri atölyeleri kapsamında önemli materyal çalışmaları, laboratuvarlarda müzik aletleriyle yapılan İngilizce çalışmalar, afişler ve oyunlar önemli basamak oluşturmaktadır.
TIMSS 2019 sonuçlarından hareketle Bakanlığımızın yabancı dil eğitimi ve öğretmenlerin mesleki gelişim programlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla protokolleri sağlamalı, sınıf iklimine somut ve soyut materyallerin sabit hale getirilmesi temel işlevdir.

Sefa Sezer

13. Uzaktan Eğitim Döneminde İngilizce Öğrenme Süreci – 1




COVID-19 virüs salgını sürecinde evlerimizde kaldığımız bugünlerde öğrenci, öğretmen ve her meslekten bireyler olarak farklı alanlarda çalışmalar yapmak, kendimizi geliştirmek ve önemsediğimiz konularda işlevlerde bulunma ihtiyacı doğmaktadır. Teknolojideki gelişimi ve yenileşmeye ayak uyduran, inovasyon konusunda çalışmaları takip eden ve dijitalleşme açısından her akran grubu uğraş içerisinde olmuştur.

Yabancı dil konusunda da çoğu ailede bireylerin öğrenme, geliştirme ve yenilik arayışı olmuştur. Dünya genelinde yaşadığımız koronavirüs salgını süreci yabancı dil konusunda beceriyi geliştirmek için önemli bir fırsat olmuştur. Çevrimiçi ortamlarda İngilizce öğrenmeye yeni başlıyorsanız “Elementary English (Temel Seviye İngilizce)” ideal bir program ile sürdürmek gerekmektedir. Alınması gereken ders paketi kapsamında temel seviyeden sonra “Common Mistakes (Yapılan ve Yaygın Gerçekleştirilen Hatalar)” paketinde insanların İngilizce dilinde yaptıkları hataların yer aldığı bir ders paketidir. Temel seviyenin kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ötürü yaygın hataların yer aldığı derste önem arz etmektedir.

Ders paketi içerisinde hem dil hem de kültür bakımından günlük faaliyetlerde kullanılan dili dinleme ve konuşma becerisi kazandırmasını hedefleyen içerikler bireysel programa dahil edilmelidir.

Dijitalleşme sürecinde yaşanılan değişim ve yenileşmeyle birlikte İngilizce öğreniminde çevrimiçi kaynaklardan bireysel program yapılarak verim elde edilebilmektedir. Bu verimin elde edilebilmesi için;

  • Çevrimiçi kaynaklar takip edilmelidir,
  • Kaynaklar takip edildikten sonra en az 2 saat seviyeye uygun okuma metinleri hedef alınmalı, okuma parçaları çözülmelidir,
  • Okuma parçası çözerken bilmediğiniz her kelimenin anlamını kelime defteri tutup birden fazla anlamını yazmak gerekmektedir. Bu işlemler bazı kelimelerin farklı anlamlarda nasıl kullanıldığını gözlemlememize yardımcı olacaktır,
  • Düzenli olarak çalışırken konuşma ve dinleme odaklı faaliyetlere önem verilmesi gerekir. Dinleme çalışmalarında kulak becerisi gelişecek, konuşmaya çalışırken de konuşma korkusunun yenileceğine işaret etmektedir,
  • Önce dinleme daha sonra konuşma faaliyetlerine önem verilmesi gerekir. Gramer zamanla uygulama yapılarak öğrenilecek bir sistem olarak düşünülmesi gerekmektedir.

Çalışma faaliyetlerinde sabır, motivasyon gücü, emek ve programlı olmak çok önemlidir. Bu yüzden gramer, okuma ve dinleme çalışmaları aşamalı, aralıklı ve uygun kaynaklarla yürütülmesi önem arz etmektedir.

Ders paketi kapsamında alınması gereken bölümlere devam edecek olursak;

  • “English For University Study (Üniversite Eğitimi için Yazım Klavuzu),
  • “IELTS Understanding (İngilizce Yeterlilik Sınavları İçin Teknikler) incelemelerinde programlı bir şekilde bulunulabilir.

Çevrimiçi kitap klupler dili öğrenme açısından önemli etkendir. Bu eylemler İngilizce sohbet içinde bir kapı açmaktadır. Bu ders paketi içerisinde de bu iki faaliyeti gerçekleştirmeden önce “English Gramer ve Style (Dil Bilgisi ve Stil) temel seviyeden ileri seviyeye kadar önemli etkiler sağlayacaktır.

Ders paketi kapsamında çevrimiçi ortamda bile diğer insanlarla İngilizce konuşma becerileri “Conversational English Sills” ( Karşılıklı İngilizce Konuşma Becerileri) ile sağlanabilmektedir.

COVID-19 virüs salgını sürecinde evlerimizde kaldığımız bugünlerde İngilizce öğrenme sürecinde uzaktan eğitim faaliyetleri ile ilgili kaynaklara ve çalışma yöntemlerine devam edeceğim.

Sefa Sezer
İngilizce Öğretmeni

14. Uzaktan Eğitim Döneminde İngilizce Öğrenme Süreci – 2





COVID-19 virüs salgınında İngilizce öğrenme süreciyle ilgili ilk yazımızda bireysel olarak program yapılmasından bahsetmiştik. COVID-19 süreci ve sonrasında İngilizce öğrenmeye kişisel çizelgesinin mutlak oluşturulması gerekir. Hedefler doğrultusunda İngilizce eğitimi için amaç, zaman ve psikoloji duruma kadar göz önünde bulundurulacak hobi ve ilgi alanlarında İngilizce ile ilişkilendirilmesi çok önem arz etmektedir.

Çevrimiçi araçlar İngilizce öğrenmeyi sağlarken bireysel olarak zaman planlaması, kendi kütüphanemizin oluşturulması, kitap okuma etkinliklerinin yürütülmesi, İngilizce dizi ve film konusunda standart medya seçimi uygulanması planlara dahil edilmelidir. Peki bu yazımızda öğrenme sürecine dair hangi kazanımlarda bulunacağız? Hep birlikte konuyla ilgili ikinci yazımızdaki çıktıları inceleyelim;
İlkyazımızda da sabır konusuna değinmiştik. Çünkü her bireyin İngilizce seviyesi ve İngilizce’ye ihtiyaç duyacağı alan aynı düzeyde değildir. Bu çok önemlidir.;
  • Kullanacağınız çevrimiçi araçların ara yüzü önem arz etmektedir. Grafikler ve resimler bireyleri İngilizce öğrenmek adına önemli motive edici etmenlerdir. Sizlerde kişisel programınıza yer vereceğiniz çevrimiçi araçlarda bu konuya dikkat etmelisiniz,
  • Kelime çalışması açısından günde 20 dakikanızı ayırarak birkaç hafta içerisinde kelime dünyanızda önemli gelişmeler olacaktır,
  • Kişisel programımızda motivasyonumuzun gücü önem arz ettiği için merak uyandırıcı arayüz ve eğlenceli içerikleriyle bireylerin motivasyonunu arttıracaktır.
Yabancı dil eğitiminde okuma, dinleme, yazma ve konuşma olarak dört temel beceri dikkate alındığında okuma ve dinleme becerisinin daha kolay olduğu düşünülüyor. Böyle düşünülmesinin temel sebebi ilk iki becerinin kişisel bir program yapmadan bile öğrenilmesinin kolay olduğu ama diğer becerilerin çok zor olduğu düşünce yer almaktadır. İlk iki temel beceri konusunda neler yapabiliriz?
  • Örneğin ülkemizde lise mezunu bir bireyin ‘intermediate’ seviye diye adlandırdığımız İngilizce düzeyi olduğu genel olarak tanımlanmaktadır. Bu bireyin kelime bilgisi standart bir seviyededir. Bu yüzden yapılması gereken ene önemli işlev kelime bilginizin geliştirilmesidir. COVID-19 süreci ve sonrasında da kelime bilgisi alıştırmaları için online kelime web sitelerinden de yararlanılabilir,
  • Temel seviyenin güçlendirilmesi için yapılan bu kelime çalışmaları aynı zamanda çalışmakta olduğunuz herhangi bir sınava özel örneğin GRE, GMAT, LSAT gibi kelimeler seçip, özellikle o kelimelerde ilerleme fırsatına sahip olabilirsiniz,
  • İngilizce dili olarak haber siteleri takip edilmeli ve eğitilmiş uzman kişiler tarafından yayınlanan köşe yazıları ve makaleler incelenebilir. Çünkü bu siteler bizlere kelime farkındalığını yaratmayı sağlayacak ve ileri seviyede İngilizce eğitimi içinde bilimsel teknik kelimeler kullanmadan bilim anlatabilmeyi öğretecektir.
  • Elbette okuma temel becerisinin kazandırılması bakımından en önemli eylem kitap okumaktır. Bir sınır olmadan kitap okunmalıdır.
  • İkinci temel dil becerisi olan dinleme üzerine ise bireylerin her yaşta en sevdiği yabancı dil egzersizi olmaktadır. Açıkcası böyle olması da gerekiyor. Bizleri yoracak bir faaliyet değil sadece kulaklığınızı takın ve herhangi bir ortam aranmaksızın dinleme işlemelerinde bulunun. Özellikle de zamanımı verimli kullanma adına önemli faaliyetlerden biridir.
  • Günlük yayın yapan yabancı kaynaklara ve canlı olarak güncel bilgilere ulaşacağınız resmi yayınlanan Amerikan aksanı ile spikerliğini yürüten haber bültenlerini dinleyebilirsiniz.
COVID-19 virüs salgını sürecinde evlerimiz İngilizce öğrenirken günün her anında onunla ilgili aktiviteler yapabiliriz. Küreselleşmeyle birlikte artık her bilgiye ulaşmak kolayken öğrenmenin zorluğundan söz edemeyiz. En önemli işlevimizin sabır ve kararlılık olmasıdır.
COVID-19 virüs salgını sürecinde evlerimizde kaldığımız bugünlerde İngilizce öğrenme sürecinde uzaktan eğitim faaliyetleri ile ilgili kaynaklara, çalışma yöntemlerine yazma ve konuşma becerinin sağlanmasına kazanımlarıyla devam edeceğim.

Sefa Sezer
İngilizce Öğretmeni
Kaynak: https://egitimheryerde.net/uzaktan-egitim-doneminde-ingilizce-ogrenme-sureci-2/

15. Uzaktan Eğitim Döneminde İngilizce Öğrenme Süreci – 2





Küreselleşme sürecinde dil gelişimi bir minyatür eserinin tarihsel gelişim süreci olarak da ifade edilebilir. İlk başta basit bir amacı uygulamak için kullanılan karmaşık bir şey olarak yorumlansa da küresel olaylara büyük katkıda bulunmaktadır. Genel bir örnek verecek olursak “ortak dil /common language” ifadesini ele alalım. Ortak bir dili paylaşmayanlar arasında kullanılan herhangi bir dil anlamına gelmektedir. Ayrıca ticaret ve iletişimde karşılıklı anlayışa ihtiyaç duyan taraflar arasında geliştirilen pidgin veya creole benzeri bir iki dilin birleşimi olabilmektedir.

Tarihsel olarak İngilizce dilinin dünyanın en yaygın kullanılan dillerinden biri olduğunu açıklanmaktadır. İngiliz imparatorluğu dünya çapında dil kullanımını ele almış ve hatta yayımcılık sonrasında bile birçok eski sömürge, İngilizceyi ana dili olarak kullanmaya devam etmiştir. Çoğu zaman yerli dillerin çoğunun üzerinde birleştirici bir ortak zemin olarak yer almıştır. İmparatorluk sürecinin zayıflamasıyla birlikte başka bir Anglofon kültürü küresel bir üstünlüğe dönüştürmüştür.

Dil Bilim Yazarı Gaston Dorren’ın “Nasıl bakarsanız bakın, İngilizce dünyadaki baskın dildir. İngilizce küresel iletişimin neredeyse tüm alanlarında varsayılan dildir.” sözünde “Nasıl bakarsanız bakın, İngilizce dünyadaki baskın dildir” diyerek dilin küreselleşmedeki önemini vurguluyor ve altı dil konuşan bir dil bilim yazarı bu düşüncelerini çok emin konuşmalarıyla ifade etmektedir.

İletişim ve ulaşım dünyayı küçültürken, İngilizce dünyanın ortak dili olarak pekişmiştir. Gaston Dorren’in da  ifade ettiği gib dünya ekonomik, kültürel, politik ve askeri üstünlük küreselleşmeyle çakışırken son yıllarda İngilizce dili ise sinema ve pop müzikten bilim ve sivil havacılığa kadar küresel iletişimin neredeyse tüm alanlarında varsayılan dil haline gelmiştir.

Dijitalleşme Çağında Konuşmacı Sayısına Göre Dünyanın En İyi 20 Dili

İngilizce Dili 1.5 milyar

Mandarin Dili 1,3 milyar

İspanyol Dili 575m

Hintçe-Urduca Dili 550m

Arapça Dili 375m

Bengal Dili 275 milyon

Portekizce Dili 275m

Rusça Dili 275m

Malay Dili 275 milyon

Fransız Dili 250m

Alman Dili 200m

Svahili Dili 135 milyon

Japonca Dili 130m

Pencap Dili 125m

Farsça Dili 110m

Cava Dili 95m

Türk Dili 90m

Tamil Dili 90m

Korece Dili 85m

Vietnam Dili 85m

Dijital Araçlarımız İngilizce Konuşuyor

Bilgisayarlar dilden bağımsız olsalar da üzerinde çalıştıkları platformlar öyle değildir. McCulloch’un belirttiği gibi Mandarin, İspanyolca, Hintçe ve Arapça gibi geniş edebi gelenekleri olan ve bölgesel ticaret dilleri olarak kullanılan büyük diller bile kod dili olarak hala yaygın değildir. Dilbilimci ve New York Times’ın yazarı Gretchen McCulloch 2019 yılında yaptığı “İnternetten En Çok Satanlar : Yeni Dil Kurallarını Anlamak” isimli araştırmada yazılım programlarının ve sosyal medya platformlarının artık yaklaşık 30-100 dilde mevcut olduğu sonucuna ulaşmıştır. Gezegende 6000 veya 7000 dilin konuşulduğu düşünülürse İngilizce dili bakımından kötü bir sonuç olmadığı ortaya çıkmaktadır.

Çevrimiçi İçeriklerde İngilizce

Avrupa Ulusal Üst Düzey Alan Kayıtları Konseyi ve Oxford Bilgi Laboratuvarları tarafından yapılan bir araştırmada, alan isimlerinde çevrimiçi yerel dillerin varlığını artırdığını ve dünya çapında alan adı sektöründe bulunandan daha düşük düzeyde İngilizce dili gösterdiği sonucu ortaya çıkmıştır.Unbabel şirketinin CEO’su olarak görev yapan Vasco Pedro 1998 yılında çevrimiçi içeriğin yaklaşık %85’i İngilizce olduğunu söylerken bu oranın 2018 yılında ise yaklaşık %20 olduğunu belirtmiştir. %10 oranında ise yerelleşmenin söz konusu olmasıyla yerel dillerin yer alacağını belirtmiştir.

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni
Kaynak: https://egitimheryerde.net/dijitallesme-caginda-ingilizce-dilinin-egemenlik-sureci/

16. ESL (İkinci Dil Olarak) İngilizce Dil Bilgisi Öğrenimi




British Council’a göre İngilizce, dünya genelinde 375 milyon ikinci dil olarak İngilizce (ESL) öğrencisi dahil olmak üzere 1,75 milyar konuşmacıya sahip bir dildir. 19.yüzyılın sonlarından beri önerilen yeni bir dil edinmenin en iyi yolunun onu tek dilde öğrenmek olduğu inancından ötürü, öğrenciler İngilizce öğrenirken ilk dillerini dahil etmekten vazgeçmektedirler.Dil öğrenme stratejileri aslında üç kategoriye ayırmaktadır. Bilişsel stratejiler, üst biliş stratejileri ve sosyal duyu stratejileridir. Bu yazımızın odak noktası İngilizce dil bilgisi öğrenimi olacaktır. Çünkü ikinci dilin gramer’ini (dil bilgisi) anlamak zordur. Ancak etkili iletişimde çok önemli bir rol oynadığı için önem arz etmektedir. İngilizce dil bilgisi öğrenimini kolaylaştırmak için öğrenme stratejilerini keşfetmek gereklidir. Dil öğrenimi ve öğretimi ile ilgili literatürden elde edilen veriler bu yazımızda örnek olarak ele alınacaktır.




ESL (ikinci dil olarak İngilizce) öğrenenlere, önceki dil bilgilerini, dil öğreniminde bilişsel stratejiler olan karşılaştırma ve çeviri yoluyla dil bilgisi öğrenimine aktarmalarına izin vererek, İngilizce yapılarındaki söz dizimsel kalıpları kavrama ve ezberleme konusunda faydalı olmaktadır. Bilişsel stratejiler, “öğrenme materyallerinin doğrudan manipülasyonunu veya dönüştürülmesini” içeren taktikler olarak nitelendirilmektedir.

Sadece bilişsel ve üst bilişsel yönlerde ESL (ikinci dil olarak İngilizce) öğrenenlere fayda sağlamakla kalmaz, aynı zamanda özellikle grup öğrenme bağlamında sosyal stratejilerin geliştirilmesine yardımcı olmada önemli bir rol oynamaktadır. Bu yazımızdaki “sosyal stratejiler” olarak  tavsiye edile öğrenmede kolektif bir amacı gerçekleştirmek için akran etkileşimini içeren işbirliğine dayalı öğrenme anlamına gelen “sosyal-duyuşsal stratejiler” terimine açıklama yapılmaktadır. 2011 yılında bir Japon üniversitesinde yapılan bir çalışmada çalışan öğretmenlerin İngilizce öğrenmedeki tek dilli yaklaşım hakkındaki görüşleri elde edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda 29 öğretmenin % 65’inden fazlası İngilizce öğrenimine ilk dilin dahil edilmesini onaylamıştır ve üçte birinden fazlası ilk dilin akran yardımını ve öğrenci – öğretmen etkileşimini teşvik eden bir işbirliği aracı olarak işlev görebileceğine inanmaktadırlar.

Duyuşsal açıdan ilk dil, İngilizce gramer öğrenme sürecinde öğrencilere psikolojik güvence sunduğu için ESL (ikinci dil olarak İngilizce) öğrenenlerin duygu ve tutumlarını düzenlemek için duyuşsal stratejiler geliştirmeleri için yararlı olmaktadır. “Duygusal stratejiler” terimi 1990 yılında Oxford tarafından önerilen aynı terime atıfta bulunmak için benimsemiştir. Duyuşsal stratejiler “duyguları, motivasyonları ve tutumları düzenlemeyi” amaçlayan eylemler olarak ifade edilmektedir. 2016 yılında Wach tarafından yapılan bir araştırmada ise 85 Polonyalı görüşmecinin çoğunluğunun, ana dilleri İngilizce dil bilgisi açıklamasına dahil edildiğinde daha güvenli ve daha rahat hissettiklerini belirterek, ilk dilin İngilizce dil bilgisi öğrenirken öğrenciler için zihinsel güvence sağladığını göstermektedir.

Belirli bir dereceye kadar ilk dilin İngilizce gramer öğrenimine dahil edilmesi bilişsel, üst bilişsel, sosyal ve duyuşsal stratejilerin geliştirilmesine yardımcı olarak ESL (ikinci dil olarak İngilizce) öğrenenler için avantajlıdır. Brooks ve Lewis’in 2009 yılında yaptıkları araştırmalarında İspanyol katılımcılar ilk dilin karşılaştırarak etkili bir şekilde öğrenmelerini sağladığını, bu bilişsel bir strateji olduğunu, aynı zamanda öz değerlendirme ve duyuşsal stratejiler gibi üst bilişsel stratejileri uyardığını ve öğrencilere İngilizce dilbilgisi öğrenmede güven verdiğini belirtmiştir. Aynı konu üzerine 2016 yılında Wach tarafından incelenen Polonyalı ESL (ikinci dil olarak İngilizce) öğrenenler, İngilizce dil bilgisi öğrenimine ilk dilin dahil edilmesinin yalnızca çeviri gibi bilişsel stratejiler oluşturarak İngilizce dil bilgisi kurallarını doğru bir şekilde edinmelerine değil aynı zamanda üretimlerini ve İngilizce gramerini anlamalarını izlemek için üst biliş stratejileri geliştirmelerini sağladığını ortaya koymuştur.

Sonuç olarak, ilk dili dahil etmenin etkililiği ile ESL (ikinci dil olarak İngilizce) öğrenenlerin yaş, cinsiyet ve İngilizce yeterliliği gibi diğer yönleri arasındaki ilişki hakkında bilgi farklılığı yer alabilmektedir. İlk dilin İngilizce gramer öğrenimine dahil edilmesinin etkinliği tüm ESL (ikinci dil olarak İngilizce) öğrencileri için geçerli olmayabilir. Belki de ESL öğrenenlerin İngilizce gramer öğrenimine il dilin dahil edilmesinin etkililiğine ilişkin vizyon olarak yapılacak bir çalışma tüm farklı yönleri ele alınabilecektir.

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

KAYNAKÇA

Chamot, AU ve O’Malley, JM (1990). İkinci dil ediniminde öğrenme stratejileri. Cambridge: Cambridge University Press.

Hall, G. ve Cook, G. (2012). Dil öğretiminde ve öğreniminde kendi dilinin kullanımı. Dil Öğretimi , 45 (3), 271-308.

Mart, CT (2013). Bağlam içinde dilbilgisi öğretimi: Neden ve nasıl? Dil Çalışmalarında Kuram ve Uygulama , 3 (1), 124-129.

https://egitimheryerde.net/esl-ikinci-dil-olarak-ingilizce-dil-bilgisi-ogrenimi/

17. İngilizce Öğrenmek İçin Okumanız Gereken En İyi 8 Çizgi Roman



İngilizce, anadili İngilizce olan kişiler için bile öğrenmesi zor bir dil olabilir. Yeni bir dile aşina olmanın en iyi yollarından biri o ülkenin edebiyatını incelemektir. Özellikle çizgi romanlar konuşma dili sunarken bir dönemin dilini yakalamanın benzersiz bir yoluna sahiptir. Bir bakıma çizgi romanlar sadece İngilizce öğretmekle kalmaz aynı zamanda kültürel miras duygusunu korumaya da hizmet eder. Hala eğlenceli ve akıllı içerik sağlarken zamanın trendlerini de belgelerler. Dili öğrenmeye yeni başlıyorsanız veya becerilerinizi geliştirmek istiyorsanız örnek olarak sizlere sunacağım en iyi 10 çizgi roman okumaya başlamak için önemli kaynaklar olacaktır.

1-) "Calvin ve Hobbes" Farklı Kelime Dağarcığı Öğretir

İlk 1985 yılında haftalık çizgi roman olarak tanıtılan Calvin ve Hobbes, Amerikan tarihinin en sevilen ve tanınan çizgi serilerinden biridir. Çizgi roman etkileyici bir 10 yıl boyunca sürmüş ve bu süre zarfında Bill Watterson çalışmalarını birkaç Calvin ve Hobbes koleksiyonunda yayınlamıştır. Calvin ve Hobbes yaramaz ama zeki altı yaşındaki Calvin'i ve doldurulmuş kaplanı Hobbes'u takip etmektedir. Calvin'in cazibesinin bir kısmı dünyanın nasıl çalıştığı ve yaşının çok ötesinde dili nasıl kullandığı konusunda oldukça karmaşık bir anlayışa sahip olmasıdır. Çizgi roman bir çocuğun zekası ve alaycılığı aracılığıyla birçok düşündürücü temayı detaylandırmaktadır.

2-) "Resimlerle Okumak Dili" Amerikan Tarihi ve Kültürü Yoluyla Öğretir

2009 yılında kurulan Reading With Pictures , bir dil aracı olarak çizgi romanların meşruiyetini önemli ölçüde etkilemiştir. Reading With Pictures , eğlence değeri için çizgi roman sağlamaktan ziyade çocukluk okuryazarlığını geliştirmeyi amaçlayan birkaç dizi geliştirmiştir. "Resimlerle Okumak: Çocukları Daha Akıllı Yapan Çizgi Romanlar" serisi erişilebilir, eğlenceli bir öğretim aracı oluşturmak için okuma yazma uzmanlarıyla birlikte çalışan yetenekli sanatçıların çalışmalarını içermektedir. Çizgi roman, okuryazarlığa odaklanmasının yanı sıra matematik ve bilim gibi başka konularını da barındırmaktadır.

3-) "Fables, Folklor" ile İngilizce Öğretiyor

Masallar , İngilizce ile yeni başlayanlar için biraz daha gelişmiş olabilir ancak dizinin bir okuryazarlık aracı olarak kullanışlılığı yadsınamaz. Franchise, 2002'deki ilk çıkışından bu yana oy birliğiyle eleştiriler almış ve 14 Eisner Ödülü'ne layık görülmüştür.

4-) "Peanuts" Kısa, Erişilebilir Diyalog Sunar

1950'de Charles M. Schulz, Amerikalıları Fıstık dünyasıyla tanıştırdı. İkonik çizgi roman, yaşlarının ötesindeki durumlarla uğraşan bir grup çocuğun etrafında dönmektedir. Sonuç olarak, okuyucunun yanında organik olarak büyür ve gelişerek unutulmaz anlar sağlamaktadır. Çünkü Fıstık 50 yıl gelişim göstermiştir ve bu İngilizce öğrenme konusunda önemli bir kaynağıdır. Özellikle Linus, gruba genellikle karmaşık ve anlayışlı bir bilgelikle tavsiyelerde bulunmaktadır. Monologları sadece içerik bakımından çeşitlilik arz etmiyor aynı zamanda kelime dağarcığında da harika bir alıştırma olduğunu söyleyebiliriz.

5-) "Sketch Monsters", Duygular ve Duygular Hakkında Dil Öğretir

"Sketch Monsters: Escape of the Scribbles" Joshua Williamson ve Vinny Navarrete tarafından duygularını işleme konusunda olağanüstü bir iş çıkaran sekiz yaşındaki Mandy'nin etrafında dönmektedir. Bu yenilikçi çizgi roman, duyguları tanımlayan dil ve kelime dağarcığına sahiptir ve aynı zamanda okuryazarlığı teşvik etmektedir. Mandy üzüldüğünde veya hayal kırıklığına uğradığında hayalperest ama sıkıntılı canavarlar şeklinde tezahür eden eskiz defterine duygularını aşağı çekmektedir. Bununla birlikte, çizimler sonunda eskiz defterinden kaçarak kasabada yaramazlıklara neden olur ve Mandy'nin duygularıyla Happster'ın yardımıyla yüzleşmesini gerektirmektedir.

6-) "Garfield", Konuşma Diyaloğunda Ustalaşmak İçin Mükemmeldir

Garfield , tanıdık olmayanlar için lazanyayı seven ve pazartesi günleri hoşnutsuzluğu yaşayan turuncu bir tekir kedi olan alaycı, sevimli Garfield'ın etrafında dönmektedir. Diyalog sadece komik değil, aynı zamanda kısa ve sindirilebilir, İngilizce öğrenmeye başlamak için ideal bir çizgi romandır.

7-) "Maya" Dil ve Görgü Öğreten Karışıklık Yaratır

Rutu Modan'ın Maya Makes a Mess 2012'de ilk kez sahneye çıktı ve ebeveynlerinin dağınık tavırları hakkında sürekli dırdır etmelerinden bıkan ünlü Maya etrafında dönmektedir. Bir akşam, ailesiyle akşam yemeğinde Maya, Kraliçe'den başkasıyla yemek yemeye davet edilmektedir. Resmi akşam yemeği sırasında Maya, kötü sofra adabıyla mücadele eder ancak yine de büyüleyicidir. Bu çizgi roman kendini fazla ciddiye almıyor ve Maya'nın yıldızlardan daha az alışkanlıklarını içeren komik bölümler sunmaktadır. Başka bir Eisner Ödülü sahibi olan Maya, yol boyunca eğlence sunarken okuryazarlığı ve bireyselliği teşvik etmektedir.

8-) "Wimpy Bir Çocuğun Günlüğü" Metin Üzerinde Yeteneğini Geliştirmeye Yarar

2002'de karikatürist Jeff Kinney , o zamandan beri dünya çapında 250 milyondan fazla kopya satan Wimpy Kid'in Günlüğü çizgi roman serisini tanıtmıştır . Seri aynı zamanda Sesli Kitaplara da uyarlanmışve bu da onu okuryazarlığı geliştirmeye yardımcı olacak çok yönlü bir araç haline getirilmiştir.

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

18. İlkokul ve Ortaokul Düzeyinde İngilizce’yi Zorlaştıran 5 Özellik - Sefa Sezer







 İngilizce, birçok dil öğrencisi tarafından öğrenilmesi nispeten kolay bir dil olarak kabul edilir ama o kadar da basit değildir. Çünkü diğer dillerin sahip olduğu gramer bilgileri, gramer konuları ve sorunları, sıfatlar vb. gibi en zor dil özelliklerinin çoğuna sahip olmasa da öğrenirken karşılaşılan bazı sorunları içermektedir. Bu yazımda sizlere bunların birkaçından bahsedeceğim;

1- Telaffuz Özelliği

İngilizce telaffuz diğer dillerden ve sesli harf değişikliklerinden etkilenmektedir. İngilizce öğrenme sürecinde IPA veya "Uluslararası Fonetik Alfabe" öğrenmek sizin için bir zorunluluktur. Kelimelerin telaffuzunu sadece onlara bakarak tahmin etmek zordur, istisna ve düzensizliklerin yer alması sebebiyle tek tek telaffuzları öğrenmeniz gerekmektedir. Bunun dışında İngilizce dili tüm diller arasında sesli harf sistemi yönünde zengin bir özelliğe sahiptir. Öğrendiğiniz aksana bağlı olarak, sesi birbirine çok benzeyen ve Avrupalı ​​olmayanlar için tanınması zor olan 16 ile 20 farklı ünlü yer almaktadır.

2- Yazım Özelliği

Anadili İngilizce olanlar bile İngilizce yazımın bir karmaşa olduğunun farkındadırlar. Bu karmaşanın Latince ve Fransız dillerinin etkisi ve kademeli sesli harf değişiklikleri gibi birçok farklı nedeni bulunmaktadır. Sonuç olarak düzensiz yazım durumunun olduğu bir dil görüyoruz ki her bir kelimenin yazımını tek tek öğrenmeniz gerektiğinin farkında varmış oluyoruz. Ayrıca daha ileri seviyedeki öğrenciler ve Fransızca'yı bilenler için İngilizce daha kolay hale gelebilmektedir. Eğer ilkokul ve ortaokul öğrencisiyseniz birkaç yazım hatası sizi hayal kırıklığına kesinlikle uğratmasın. Çünkü İngilizce öğrenirken yazım hataları çok yaygındır ve İngilizce yazımı öğrenmek zaman ve çaba gerektirmektedir.

3- Kelime Bilgisi ve Özelliği

Tüm kelimelerin tek bir dilde bilindiği iddia edilemez ve İngilizce dilinde de bu böyledir. Oxford İngilizce Sözlüğü'ne göre İngilizce dili 170 binden fazla kelime içermektedir. Yani yaklaşık 10.000 kelimeyle iletişim kurabilecek olsanız bile, ileri düzey bir İngilizce öğrencisi olarak her zaman yeni kelimelerle karşılaşacağınızı bilmenizi isterim. Anadili İngilizce olanların bile zaman zaman kelimelere bakması önem arz etmektedir. İngilizce kelime dağarcığını geliştirmek için uzun bir süre zarfında pratik gerektiren zor bir görev olabilmektedir.

4- Zamanlar ve Yardımcı Filler Özellikleri

İngilizce dili ruh hallerini veya zarfları kullanmak yerine koşulları ve durumları göstermek için zamanları kullanmaktadır. İngilizce zamanlar sadece zamanı göstermekle kalmaz aynı zamanda eyleminizin zaman içindeki etkisini veya gelecekte bir planımızı göstermek için de kullanılabilmektedir. İngilizce konuşmayanlar ve hatta bir Avrupa dilini ana dili olarak konuşanlar için bile İngilizce öğrenmedeki zorluklardan biri her bir zamanı nasıl ve ne zaman kullanacağını ve İngilizce'deki zamanlar arasındaki farkı tanımlamasıdır. Yardımcı fiillerin kullanılması Hint-Avrupa dilleri arasında yaygınlığı bilinmektedir. Fakat İngilizce dilinde yardımcı fiiller de sıklıkla kullanılmaktadır. İngilizcede Future, Perfect, Continuous gibi birbiri ardına üç farklı yardımcı fiil kullanan zamanlar vardır ve bu zamanda pasif bir cümle yapmaya çalıştığınızda 4 zaman dilimi ile karşılaşılacaktır. Yardımcı fiiller de cümlede önemli bir rol oynamaktadır. Gerginlik, pasif - aktif ses halini göstermenin yanı sıra cümleyi negatif hale getirmek veya soru sormak için kullanılırlar.

5- Eş Anlamlılar Özelliği

Eş anlamlılar aynı şekilde yazılmış ancak farklı anlamlara sahip sözcüklerdir. 'Tür' kelimesi gibi (Örneğin; Eğer bir kişiyi tanımlayan bir sıfat, 'sıcak yürekli' anlamına gelir ve bir isim olarak kullanılırsa 'tip' anlamına gelir). Hemen hemen tüm diller eş anlamlılar içerirken İngilizce bunları çok daha sık kullanmaktadır. Bunun sebeplerinden biri, İngilizce'de fiil eklerinin yer almamasıdır. Pek çok dilde fiillerin ve isimlerin kolaylıkla ayırt edilebildiği fiil çekimleri yer almaktadır ancak İngilizce bu özelliğe sahip değildir. Eş anlamlılar ile karşılaşmanızı çok daha yaygın hale getirmektedir.

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

https://egitimheryerde.net/ilkokul-ve-ortaokul-duzeyinde-ingilizceyi-zorlastiran-5-ozellik/

19. Çocukların İngilizce Dil Başarısı İçin Temel Becerileri - Sefa Sezer



Küreselleşme sürecinde en yaygın iletişim aracı olan İngilizce dili çocuklar için çalışmak ve uzlaşma konusunda önemli bir dil haline gelmiştir. Küreselleşmenin yükselişi aslında İngilizce ile başlamıştır. Hem okulları hem de ebeveynleri çocuklarda İngilizce dilini ve iletişim becerilerini geliştirmenin öneminine farkındalığı sağlamıştır. Konu ile ilgili yapılan çalışmalar neticesinde gelişmekte olan çocukların zihinlerinin doğal dil sağlayıcıları olduğunu göstermektedir. Bu da onların gelişmekte olan zihinlerinin, yetişkin dil öğrenenlerde olduğu gibi fazla çaba sarf etmeden yeni dilleri öğrenmeye yönlendirildiği anlamına gelmektedir.

Küçük yaşlarda çocuklar aynı zamanda telaffuzu taklit etme yeteneğine de sahiptirler. Bu sebeple İngilizce konuşmayı öğrenmek veya onlara söylenenleri tekrarlamak gelişim süreçleri için doğaldır. Her çocuk bebeklik döneminde ‘sessiz süreci’ olarak bilinen, çocukların daha konuşmaya başlamadan önce dil becerilerini kazandıkları bir aşamadan geçmektedirler. 1 ile 4 yaşları arasında çocuklar, beynin bir sünger gibi davranarak büyük miktarda bilgi ve bilgiyi çok daha hızlı emmesini sağlayan birçok nörolojik bağlantı meydana getirmektedir. Çok küçük yaşlardan itibaren dil öğrenen çocuklar çok daha yaratıcı, daha duyarlı ve problem çözmede daha etkili olmaktadırlar. İngilizceyi bilinçli bir şekilde öğrenmek yerine kendi kendilerine edinen çocukların daha iyi telaffuz becerilerine sahip olma olasılıkları daha yüksektir. Bu nedenle velilerinde çocuklarına her gün en az 15 veya 20 dakika kitap okumaya erken teşvik etmeleri önem arz etmektedir. Resimli kitaplar özellikle çocuklarımız için dil gelişiminde etkili olmaktadır. Resimlerin okuyucular üzerinde hikayeyi analiz etmelerine yardımcı olduğu ve böylece anlamalarını artırdığı görsel düşünceye ilham vermektedirler.

Çocukların büyüme ve gelişim evresinde öğretmenlerin ve velilerin rolü olarak çocukları bölüm kitapları, grafik romanlar, çizgi romanlar, dergiler ve şiirler dahil olmak üzere ilgilendikleri her şeyi okumaya teşvik etmek olmalıdır. Hevesli ve başarılı bir okuyucu olmak her çocuğun başarısını arttırmaktadır. Bu sebeple veliler ve okullar tüm sorumluluğu almalı ve  çocukların iyi okuma alışkanlıkları geliştirdiklerinden emin olabilmelidir.

Çocuklar evde okumayı seven aile bireylerini görmeli ve evin etrafında uygun sayıda kitap bulundurmak ile birlikte çocukların istedikleri kitapları herhangi bir baskı olmadan seçmelerine izin verilmesi de önem arz etmektedir. Okumak önemlidir, ancak çocukların genel gelişimi için dinleme, konuşma ve yazma becerilerini geliştirmek de bir o kadar önemlidir. Bu beceriler İngilizce videolar, TV şovları ve filmler izleyerek, anlama ve gramer becerilerini titizlikle uygulayarak ve her gün anadili veya akıcı konuşmacılarla konuşarak geliştirilebilmektedir. Erken dil öğrenimi, çocukların verimli bir şekilde çoklu görev yapmalarına yardımcı olmak ile birlikte daha fazla bilgi saklama, daha dikkatli olma ve farklı kavramları hızlı bir şekilde özümseme becerilerini geliştirmektedir. Sadece sosyal gelişim için faydalı olmakla kalmayıp aynı zamanda kariyer başarısına giden bir yola girmelerini sağlayan güven ve inançta kazanılmasını da sağlamaktadır.

Sonuç olarak bir çocuk İngilizce konuşmada akıcı değilse, akranlarında ki konuşma seviyesinin dışında kalmış hissedebilmektedir. Bu durumda öğretmenin eğitim dilinin İngilizce olduğu sınıfta dikkatli olamayabilmekte. gözünden kaçabilmektedir. Bu sebeple bir çocuğun genel gelişimi için sosyalleşme ve eğitim ile gelişim İngilizce yeterliliğinin temel anahtarıdır.

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

https://egitimheryerde.net/cocuklarin-ingilizce-dil-basarisi-icin-temel-becerileri/

20. İngilizce Öğretmenlerinin Dikkat Etmesi Gereken 5 Kural- Sefa Sezer



Ülkemizde İngilizce’yi ikinci dil olarak öğrenerek gelişime dönük faaliyetlerde bulunsak da İngilizce öğrenen öğrencilere öğretmek çok farklı bir işlevdir. Kişisel deneyimlerimizin bizlere yardımcı olmasıyla birlikte bizlere daha çok yardımcı olan şey deneyimlerimizi uygulama ve araştırmalar ile birleştirmektir. Bu yazımda sizlere İngilizce Dilini Öğretme (ELL) paketi içerisinde yapılmakta olan görünen 5 somut hatayı sizlerle paylaşacağım. Bunları sizinle paylaşıyorum çünkü çoğumuzun aynı gemide olduğunu biliyorum. Öğrencilerimiz için en iyisini istiyoruz. Ve elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Maya Angelou’nun “Daha iyi bildiğimizde, daha iyisini yaparız.”  sözünü bir kez daha hatırlayarak görünen 5 somut hatadan sizlere bahsedeceğim;

1. İngilizce öğrenenlerin ebeveynlerinin, çocuklarının akademik olarak başarılı olmalarına yardımcı olmadıklarını veya bu konuda yetenekli olmadıklarını varsaymak

İngilizce Dilini Öğretme (ELL) paketi kapsamında öğrencilerin verimli sonuçlar elde ettiği okullarda, öğretmenler öğrencilerinin ebeveynlerini tanımak için zaman ayırmalıdır. Öğretmenlerin ebeveynlerle bir ilişki kurmaya değer bulması gerekmektedir. Pek çok öğretmen birçok bölgedeki okullarda ebeveynlerle konuşma ve ebeveynleri dinleme çabalarına yaptıkları yatırımın, öğrencileri için öğrenme kazanımlarında nasıl büyük bir kazanç sağladığını anlatmaktadır.

2. İngilizce öğrenen öğrencilerin, öğretmenlerinin akademik başarılarını içtenlikle önemsediğini bildiklerini varsaymak

Okullarımızda tüm öğretmenlerin öğrencilerini derinden önemsediğine inanıyoruz fakat bakım algısı kritik seviyede olmaktadır. Dil engellerinin yarattığı tuhaflık, öğretmenlerin İngilizce öğrenenler ile iletişim kurmaya çalışmaktan kaçınmasını kolaylaştırabilmektedir. Bu olay  bazı öğrencilerin öğretmenlerinin onları umursamadığını varsaymasına neden olabilmektedir. En yüksek performans gösteren okullarda, öğrenciler öğretmenlerin yaptığı birçok küçük şeyi (örneğin, onları isimleriyle selamlamak, evdeki yaşam hakkında soru sormak, nezaket ve saygı göstermek, öğrenme kazanımlarını vurgulamak, ana dillerinde birkaç kelime kullanmak) kanıt olarak tanımlamaktadırlar. Öğretmenler öğrencilerin şimdi ve gelecekteki başarılarını derinden önemsemektedirler.

3. Dikkatini sessizce veren öğrencilerin ne öğretildiğini anladıklarını varsaymak

Bazı öğrenciler öğretmenin gözlerini takip etmede, öğretmen güldüğünde gülümsemede ve öğretmenin onlardan öğrenmelerini istediği şey hakkında hiçbir fikirleri olmadığında bile anlıyor gibi bakma konusunda harikadır. En yüksek performans gösteren sınıflarda öğretmenler, öğrencinin kavramı açıkladığını duyana, öğrencinin modeli çizmesini izleyene veya öğrencinin algoritmayı başka bir çocuğa öğrettiğini gözlemleyene kadar öğrencilerin anladığını varsaymazlar. Bir öğretmen, “İngilizce öğrenen öğrencilerimi sık sık ararım. Ellerini kaldırmalarını beklemiyorum. Onların yanımda olduklarını hissettirmem gerek. Aksi takdirde, öğretmediğimi ve onların da öğrenmediğini varsayıyorum. ” diyebilmektedir.

4. İngilizce öğrenen öğrencilerin zorlu akademik standartları karşılamaya hazır olmadığını varsaymak

İngilizce öğrenenler için harika sonuçlar elde eden öğretmenler, öğrencilerinin karmaşık fikirleri yıkmak ve öğrencilerin kavramların hayatlarıyla olan ilişkisini görmelerine yardımcı olmak için harika bir iş çıkarırlarsa en zorlu akademik standartları bile karşılayabileceklerini varsaymaktadırlar. Öğretmenler, öğrencilerin öğretmeye çalıştıkları herhangi bir akademik standardın merkezindeki kelime dağarcığının akıcı konuşmacıları olmaları gerekeceğini kabul etmektedirler. Ayrıca, öğretmen öğrencilerin kelimeleri sık sık ve düzgün bir şekilde kullanmalarını istemedikçe öğrencilerin akıcı konuşamayacaklarını da kabul ederler. Yüksek performanslı okullarda, öğretmenler aslında sıcak taleplerdir. Destekleyici yollarla her öğrenciden yüksek düzeyde performans talep etmektedirler. Sıkı akademik müfredatı ile öğrenme fırsatları yoksa öğrencilerinin hayatta başarılı olamayacaklarını bilmektedirler.

5. İngilizce öğrenenleri eksik bir mercekten görmek

Öğrencileri varlık temelli bir perspektiften inceleyerek, İngilizce öğrenenlerin birlikte geldiği dili, okuryazarlığı ve yaşam deneyimlerini onaylayın. Çeşitliliği ve kapsayıcılığı davet eden bir sınıf, tüm öğrencilerin oldukları, kültürlerini paylaşabilecekleri ve birbirlerini kucaklayabilecekleri bir sınıftır. Öğrencilerin güçlü yönlerini vurgulayan sınıflar oluşturan öğretmenler, öğrenci başarısında daha büyük kazançlar görürler çünkü öğrenciler, kim oldukları ve masaya geldiklerini bildikleri için değerli ve saygı duyulduğunu hissetmektedirler.

Sonuç olarak;

Öğretmenler her öğrencinin dil öğreniminin sürekliliğine nerede indiğini öğrenerek bu hatayı tersine çevirebilirler. Bazıları, İngilizce konuşulan bir ortamda daha uzun süredir bulundukları ve okuma ve yazma becerilerinin daha ileri düzeyde olabileceği için diğerlerinden daha önde olabilir. Yeni gelenler ise hala konuşmayan bir aşamada olabilirler çünkü İngilizce’nin seslerini dinliyorlar ve onlara aşina oluyorlar ve kelimelerin nasıl bir araya getirildiğini. öğrenmeye çalışmaktadırlar. Öğretmenler, öğrencinin İngilizce taramalarında veya İngilizce dil yeterlilik değerlendirmesinde nasıl performans gösterdiğini öğrenebilirler.

Diğer bir yaygın hata, kelimelerin kendi başlarına mutlaka anlaşılabilir olmadığını unutmaktır. Ancak gerçek nesneler, resimler, jestler ve yüz ifadeleri içeren kelimeler anlam ifade edecektir. Başka bir deyişle, ders anlatmak, söylenenlere eşlik edecek daha fazla görselle düzeltme ihtiyacı duyan bir hatadır. Biraz daha yavaş bir hızda konuşmak, öğretmen hızlı konuşmaya yatkınsa yardımcı olması önem arz etmektedir. Daha yavaş bir orana ek olarak öğretmen açık, özlü cümleler, vücut hareketleri ve pandomim kullanabilir ve isimleri zamirlere tercih eden kişiselleştirilmiş dil tercih edebilmektedir.

 

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

https://egitimheryerde.net/ingilizce-ogretmenlerinin-dikkat-etmesi-gereken-5-kural/


21. İngilizce Öğretmenlerinin Dikkat Etmesi Gereken 5 Kural- Sefa Sezer



İngiliz Dili hem ana dili olan hem de ana dili olmayan kişiler tarafından konuşulan dünyada geniş mevkiye sahip bir dildir. Birleşmiş Milletler her yıl Dünya İngiliz Dili Günü’nü kutlamaktadır. Peki İngilizce Günü neden kutlanmaktadır? Birleşmiş Milletler’in resmi internet sitesinde yer alan bir rapora göre, İngiliz Dil Günü, William Shakespeare’in hem doğum hem de ölüm yıl dönümü olarak kutlanmakta ve anılmaktadır. Gün, Birleşmiş Milletlerin Küresel İletişim Departmanı tarafından 2010 yılında başlatılan bir girişimin sonucu ortaya çıkmıştır. Bu girişim, Birleşmiş Milletlerin altı resmi dili için her bir gün olarak ayrı ayrı belirlenmiştir. Birleşmiş Milletlerin dil günlerinin çok dilliliği ve kültürel çeşitliliği kutladığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple Birleşmiş Milletler genelinde altı resmi dilin hepsinin eşit kullanımını teşvik ettiği gözlemlenmektedir.

İngiliz Dili’nin tarihsel geçmişi incelenirken milattan sonraki süreci de dikkate almamız gerekmektedir. Dünyada dil aileleri yer almaktadır ve bu aileler arasında İngiliz Dili Germen dilleri arasında yer almaktadır. Milattan sonra 5. yüzyılda Kuzey Avrupa’dan Britanya adasına göç eden ve günümüzde Anglo-Sakson olarak adlandırılan Germen kabileleri tarafından kullanılmaya başlamıştır. Anglo-Saksonca dilinin İngiliz Dili olarak adlandırılması için uzun bir süreye ihtiyaç vardı.  Ayrıca İngiliz Dili, Britanya adasında o yüzyıllarda konuşulan beş ayrı dilden sadece biriydi ve yerel bir dil olarak kullanılmıştır.

İngiliz Dili Günü dünyada her yıl 23 Nisan’da kutlanmaktadır. Dil gününü önemi öncesinde tarihsel bir yolculuğa çıkacak olursak İngiliz dili ilk olarak Ortaçağ İngiltere’sinin kökeninde bulunmuş ve ismini Angles’dan almıştır. O zamanlar Angles, İngiltere’ye giden, yolunu bulan ve ismini onu Baltık Denizi’ne kadar uzatan Anglia yarımadasından alan bir Batı Germen kabilesinden gelmektedir. Daha sonra İngilizcenin artık kendi başına bir dil olmadığı fakat temas kurduğu her dilin bir karışımı olduğu iddiaları yer almaktaydı.

Günün önemi ve tarihsel geçmişi bakımından İngiliz Dili, dünya genelinde ve farklı kültürler arasında egemen bir dil ve güçlü bir iletişim aracı haline gelmiştir. İngiliz Dili her geçen yıl konuşanların sayısında giderek daha fazla kazanç elde etmiştir. İngilizce, dünyadaki 195 ülkeden 67 ülkede konuşulmaktadır.

  • İngiliz Dili, bu 67 ülkede ‘resmi statünün’ birincil dili olarak kabul edilmektedir.
  • İngilizce’nin ikincil ‘resmi’ dil olarak konuşulduğu 27 ülke vardır.
  • İngilizcede bilmediğimiz en uzun kelimelerden bazıları ve anlamları;
  • Methionylthreonylthreonylglutaminylalanyl (“izolösin: Bilinen en büyük protein olan titinin kimyasal bileşimi olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Methionylglutaminylarginyltyrosylglutamyl (serin: Coli’nin kimyasal adı olarak Türkçeye çevrilmektedir.)
  • Lopadotemachoselachogaleokranioleipsano (“pterygon: Hayali bir yemek yemeği olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Pnömonultramikroskopik silikovolkanikonyoz (“Hastalık silikozu olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Pseudopseudohypoparatroidism (“Kalıtsal bir tıbbi bozukluk olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Floccinaucinihilipilification (“Bir şeyi önemsiz olarak görme eylemi olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Antidisestablishmentarianism (“Kuruluşmaya karşı çıkmanın politik konumu olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Honorificabilitudinitatibus (“Onur kazanabilecek birinin durumu olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)

Bazı bölgelerde İngiliz Dilinin de ikinci dil olarak alınması en karmaşık diller arasında olduğu düşüncesine yer verilmiştir. İngiliz Dili Günü bu nedenle tarihi, geleceği ve kendine özgü özellikleriyle kutlanmaktadır.

Kaynak;

İngilizce Dil Bilgisi, “İngilizce’nin Tarihi Nedir?”, Erişim Tarihi: 15 Mart 2021.

Jagran English, 2021 İngilizce Günü, Erişim Tarihi: 15 Nisan 2021.

BM İngilizce Günü” GAÜ’de kutlandı. https://www.kibrispostasi.com/c91-EGITIM/n250327-bm-ingilizce-gunu-gaude-kutlandi .

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

https://egitimheryerde.net/ingilizce-gununun-tarihi-ve-onemi/

22. İngilizce Gününün Tarihi ve Önemi- Sefa Sezer

İngiliz Dili hem ana dili olan hem de ana dili olmayan kişiler tarafından konuşulan dünyada geniş mevkiye sahip bir dildir. Birleşmiş Milletler her yıl Dünya İngiliz Dili Günü’nü kutlamaktadır. Peki İngilizce Günü neden kutlanmaktadır? Birleşmiş Milletler’in resmi internet sitesinde yer alan bir rapora göre, İngiliz Dil Günü, William Shakespeare’in hem doğum hem de ölüm yıl dönümü olarak kutlanmakta ve anılmaktadır. Gün, Birleşmiş Milletlerin Küresel İletişim Departmanı tarafından 2010 yılında başlatılan bir girişimin sonucu ortaya çıkmıştır. Bu girişim, Birleşmiş Milletlerin altı resmi dili için her bir gün olarak ayrı ayrı belirlenmiştir. Birleşmiş Milletlerin dil günlerinin çok dilliliği ve kültürel çeşitliliği kutladığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple Birleşmiş Milletler genelinde altı resmi dilin hepsinin eşit kullanımını teşvik ettiği gözlemlenmektedir.

İngiliz Dili’nin tarihsel geçmişi incelenirken milattan sonraki süreci de dikkate almamız gerekmektedir. Dünyada dil aileleri yer almaktadır ve bu aileler arasında İngiliz Dili Germen dilleri arasında yer almaktadır. Milattan sonra 5. yüzyılda Kuzey Avrupa’dan Britanya adasına göç eden ve günümüzde Anglo-Sakson olarak adlandırılan Germen kabileleri tarafından kullanılmaya başlamıştır. Anglo-Saksonca dilinin İngiliz Dili olarak adlandırılması için uzun bir süreye ihtiyaç vardı.  Ayrıca İngiliz Dili, Britanya adasında o yüzyıllarda konuşulan beş ayrı dilden sadece biriydi ve yerel bir dil olarak kullanılmıştır.

İngiliz Dili Günü dünyada her yıl 23 Nisan’da kutlanmaktadır. Dil gününü önemi öncesinde tarihsel bir yolculuğa çıkacak olursak İngiliz dili ilk olarak Ortaçağ İngiltere’sinin kökeninde bulunmuş ve ismini Angles’dan almıştır. O zamanlar Angles, İngiltere’ye giden, yolunu bulan ve ismini onu Baltık Denizi’ne kadar uzatan Anglia yarımadasından alan bir Batı Germen kabilesinden gelmektedir. Daha sonra İngilizcenin artık kendi başına bir dil olmadığı fakat temas kurduğu her dilin bir karışımı olduğu iddiaları yer almaktaydı.

Günün önemi ve tarihsel geçmişi bakımından İngiliz Dili, dünya genelinde ve farklı kültürler arasında egemen bir dil ve güçlü bir iletişim aracı haline gelmiştir. İngiliz Dili her geçen yıl konuşanların sayısında giderek daha fazla kazanç elde etmiştir. İngilizce, dünyadaki 195 ülkeden 67 ülkede konuşulmaktadır.

  • İngiliz Dili, bu 67 ülkede ‘resmi statünün’ birincil dili olarak kabul edilmektedir.
  • İngilizce’nin ikincil ‘resmi’ dil olarak konuşulduğu 27 ülke vardır.
  • İngilizcede bilmediğimiz en uzun kelimelerden bazıları ve anlamları;
  • Methionylthreonylthreonylglutaminylalanyl (“izolösin: Bilinen en büyük protein olan titinin kimyasal bileşimi olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Methionylglutaminylarginyltyrosylglutamyl (serin: Coli’nin kimyasal adı olarak Türkçeye çevrilmektedir.)
  • Lopadotemachoselachogaleokranioleipsano (“pterygon: Hayali bir yemek yemeği olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Pnömonultramikroskopik silikovolkanikonyoz (“Hastalık silikozu olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Pseudopseudohypoparatroidism (“Kalıtsal bir tıbbi bozukluk olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Floccinaucinihilipilification (“Bir şeyi önemsiz olarak görme eylemi olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Antidisestablishmentarianism (“Kuruluşmaya karşı çıkmanın politik konumu olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)
  • Honorificabilitudinitatibus (“Onur kazanabilecek birinin durumu olarak Türkçeye çevrilmektedir.”)

Bazı bölgelerde İngiliz Dilinin de ikinci dil olarak alınması en karmaşık diller arasında olduğu düşüncesine yer verilmiştir. İngiliz Dili Günü bu nedenle tarihi, geleceği ve kendine özgü özellikleriyle kutlanmaktadır.

Kaynak;

İngilizce Dil Bilgisi, “İngilizce’nin Tarihi Nedir?”, Erişim Tarihi: 15 Mart 2021.

Jagran English, 2021 İngilizce Günü, Erişim Tarihi: 15 Nisan 2021.

BM İngilizce Günü” GAÜ’de kutlandı. https://www.kibrispostasi.com/c91-EGITIM/n250327-bm-ingilizce-gunu-gaude-kutlandi .

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni
https://egitimheryerde.net/ingilizce-gununun-tarihi-ve-onemi/

 

23. İngilizce Bilenlerin Kolay Öğrenebileceği Diller



Dil öğrenme ve gelişimi kapsamında birçoğumuz ufkumuzu genişletme isteği duymuşuzdur. İngilizce öğrenme sürecinde eğitim, akademi, nitelikli iş gücü potansiyeli ve dil gelişimiyle birlikte uluslararası dil öğrenme potansiyelinin artışı da oldukça normaldir. Şahsen bu gelişim benim de onaylayacağım bir şeydir. Eğitimin yanında nitelikli iş gücünün oluşturulmasında yabancı dil en çok aranan koşullardan biridir. Fakat dili öğrenirken kişisel gelişimimiz ile birlikte dili yaşamamız gerekmektedir. Çünkü dili sınıf merkezli bir şekilde “ben dil öğreniyorum” demek için birden fazla dil ile tanışmak sadece ana dili Türkçe olan değil İngilizce olan toplum için de zorlu bir süreçtir. Bu sebeple öğrenmek isteyeceğimiz dil hem kendimizden hem de çevremizden istek olgusu uyandırılarak aslında dili resimleştirmeliyiz. Yazımın devamında da örnek teşkil etmesi açısından İngilizceyi bilen kesimin kolay öğreneceği ve zorlanabileceği dillere yer vermekle birlikte hem dillerin özellikleri hem de dillerin bizlerde uyandıracak ve yaşamımızı etkileyecek kısımlara da yer vereceğim.

İngilizce

Dünyadaki gelişmeleri dikkate alırsak ana dili İngilizce olan kişilerin kolay öğreneceği ve zorlanacağı diller elbette yer almaktadır. Az öncede söylemiştim dili temel seviyede tattıktan sonra onu yaşamamız gerekmektedir. Bu sebeple İngilizce dil yeterliliğiniz kapsamında dil öğrenme için sizlerde örnek uyandırması için sunacaklarım;

. Tolstoy ve Dostoyevsky’yi gerçekten klasiklerini takip ediyorsanız Rusça öğrenmenizi ve bu isteği uyandırmanızı tavsiye ederim.

. Diyelim ki çevrenizde Meksika hayranı ya da Meksikalı bir yakınınız var İspanyolca diline de merak sarın.

1-) En çok zorlanılacak dil Mandarin dilidir. Çin lehçesi olarak ayrı bir kategoriye girmesine rağmen modern Çin’de resmi dil olarak kabul edilmektedir. Dil yapısı bakımından temelde iki farklı şekilde yazılmış aynı karakterdir fakat farklı lehçede konuşulduğunda farklı şekilde telaffuz edilir.

2-) Diğer bir dil ise Japonca dilidir. Orijinal anlamlarından arındırılarak ithal Çince karakterler ve iki hece “Hiragana” ve “Katakana” yı kullanan son derece zorlu bir dildir. Japonca dili Doğu Asya ve Okyanusya’daki çoğu okulda öğretilir ve genellikle okullarda öğrencilerin tercihine sunulan diğer Avrupa dilleriyle bir rekabet içindedir. Japonca dünyanın en yaygın konuşulan 13.dilidir.

3-) Arapça diliyle devam ediyoruz. Ünlüler içerebilen veya içermeyen okuma yönü ve el yazısı Arapça öğrenenler için iki büyük engeldir. Kuran’ın dili olan Klasik Arapça sizi her yerde anlamanızı ve konuşmanızı sağlayacaktır ancak günlük Arapça daha yararlı olabilir. Arapça dilinin insan sağlığına faydasından bile söz edilebilir. Zihni geliştirir ve saygınlığı arttırmaktadır. En çok konuşulan 5. dildir.

4-) Diğer bir dil ise Rusça dilidir. Rusça öğrenmenin en büyük avantajı, dilde belirli bir yetkinliğe ulaştıktan sonra Çekçe, Lehçe veya Bulgarca gibi diğer Slav dillerini anlayabilmeniz olacaktır. Rusça için edindiğim en önemli bilgi ise Doğu Avrupa ve Orta Asya’da ortaya çıkan ekonomik gelişmelere bakılarak geleceğin dili olarak gösterilmesidir.

5-) Yunanca dili de bu kategorinin orta kısımlarında yer almaktadır.  Aslında kolay bir dil sürecinden bahsedebiliriz. Modern Yunanca belki de farklı bir alfabe kullanılması bakımından kolay bir dildir. Çok önemli bir konuya da değinmek istiyorum. Yunanca aynı zamanda İngilizce diline sayısız kelimeyle katkıda bulunan bir dildir.

6-) Almanca dilinden de bahsetmek istiyorum. Tarafsız isimlerle yoğun bir şekilde birleşen fiiller ve son derece katı bir sözdizimi ile Almanca dili başlangıçta aşılmaz görünebilir. Fakat gerçekten de kolay bir dil öğrenimi süreci yaşanacağını söyleyebilirim. Almanca İngilizce dilinden sonra ikinci dil olarak kabul edilmektedir. İngilizce’den sonra en çok bilimsel makale Almanca olarak yazılmaktadır. Almanya, araştırma alanında dünyada üçüncü sırada yerini korumaktadır. Almanca dilinin en büyük avantajı duyarlılığın kazanılmasında daha çabuk öğrenilmesidir.

Yukarıda ki diller dışında en kolay öğrenilebilecek diller ise İspanyolca, İtalyancaPortekizce ve Fransızca dilleridir. Bu diller İngilizce diliyle pek çok kelimeyi paylaşırlar. İtalyanca, Fransızca, İspanyolca ve Portekizce dilleri konuşma ve okuma sürecinde İngilizce dilinin temelinden faydalanmaktadır.

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

https://egitimheryerde.net/ingilizce-bilenlerin-kolay-ogrenebilecegi-diller/

24. Güney Asya’da İngilizce Dil Eğitimi Politikası-2





Güney Asya bölgesinde İngilizce öğrenme süreci zorluklarla devam etmektedir. Güney Asya bölgesinde görev yapan öğretmenler başka bir dilin öğretimi sırasında karşılaştıkları sorunları hep dile getirmişlerdir. Uluslararası öğretilen diller arasında İngilizce akademik alanda hem de profesyonel amaçlar açısından önemli bir araç olarak yerini korumuştur. Bölgede dil öğrenimi rekabet etmek için bir öğretim aracı olarak görülmeye devam etse de aslında eğitimciler tarafından bunun çok zorlu bir görev olarak görüldüğü araştırmalar neticesinde ortaya çıkmıştır. Güney Asya bölgesindeki bazı illerde İngilizce dil eğitiminin sorunlarını ele almak ve dil öğretimindeki sorunları en aza indirmek Pakistan İngilizce Öğretmenleri Derneği (SPELT), 37. kuruluş yıl dönümünde hem üyelerinin hem İngilizce öğretmenlerinin katılımıyla dil eğitiminin çözümüne dair önemli bir panel düzenlenmiştir. Bu panelin sonuçları hem Güney Asya bölgesinin sorunlarına önemli çözümler üretmesi hem de kendi ülkemizde ki dil eğitimine olumlu katkılar sunmasına destek sağlayacaktır.

Bölgede kitaplara dil konusunda genel bir bakış sunulması ve  bölgede “Uluslararası Kitap Kulübü” şeklinde kaynak kitapların yer almasının gerektiği belirtilmiştir. Bölgedeki İngilizce Öğretmenlerinin dil öğretiminde karşılaştığı tipik zorluklar arasında aşırı kalabalık sınıflar, teknoloji eksikliği ve öğrencilerin dili öğrenmek için motivasyon eksikliğinin bulunduğunu söylemişlerdir. Panelde bölgesel çatışmaların ve mültecilerin okullar üzerindeki etkilerine ve öğretmenlerin kendi ülkelerinde bile karşılaşabilecekleri kültürler arası zorluklara dikkat çekilmiştir. “Mültecilere kapının açılması ve bölgedeki aşırı nüfusla mücadele edilmesi, ulusal dilin farklı illerde bir eğitim yöntemi olarak kullanılmasının gerekip gerekmediğini bilmemiz gerekmektedir.

Bölgedeki öğretmenler ve okul yöneticileri arasındaki güçlüğün öğretmenlerin yeni fikirlerini başarılı bir şekilde uygulayamayacakları için öğretim yeteneklerini olumsuz etkilediğini vurgulamışlardır. Genellikle çözümler açısından küresel düşünmelerinin gerektiği ancak öğretmenlerin kaynakları yetersiz olan okullarında yerel davranmaları istendiği için eğitim ve öğretim faaliyetlerini daha da zorlaştırmaktadır. Panelde İngilizce öğretmenlerine öğrencilerin motivasyonunu artırmak, dikkatlerini çekmek ve teknoloji eksikliğini gidermek için oyunlar ve görseller kullanmaları tavsiye edilmiştir. Bölgedeki okullar için ayrıca ders kitaplarının sınıfta dikkat gerektiren güçlükleri aşmak için yeterli olmadığı durumlarda öğrencilere özel materyallerin hazırlanması önerilmiştir.

Güney Asya’da İngilizce dil eğitimi politikasının İngilizce öğretmenlerinin uygun gördükleri çözümleri uygulamalarına izin vermesi gerektiği öne sürülmüştür. Öğretmenlerin öz yeterlik, öğretmen etkinliği ve öğretmen özerkliği duygularını geliştirmelerine yardımcı olacağını ve o zaman yerel zorlukların üstesinden gelebileceklerini belirtmişlerdir.

İngilizce öğrenme ağını genişletmenin gerektiği ve İngilizce öğretmenlerinin işbirliğiyle öğrenmeyi hedeflendiği, bölgede İngilizce öğretmenliği mesleğinin bir bütün olarak büyümesi için zorlukların ve zaferlerin paylaşılmasının gerektiği önemlidir.

ELT (English Language Teaching – İngilizce Dil Öğretimi)’deki zor koşulların mevcut kavramsallaştırmasını,düşük ve orta gelirli Güney Asya bölgesinde ELT (English Language Teaching – İngilizce Dil Öğretimi)’yi etkileyebilecek daha geniş politika konularını içerecek şekilde genişletmenin yanı sıra, kitap, uygulayıcıların ve öğrenicilerin hapsetme, çatışma ve özel eğitim bağlamında karşılaştıkları zorluklara odaklanmaktadır.

Güney Asya bölgesinde İngilizce eğitiminin güçlü ve zengin olabilmesi için kültürleri, tarihleri, modern ve gelenekselin bir arada olduğu göz alıcı şehirleri, samimi ve misafirperver insanların yaşamlarının da göz önünde bulundurulması gerekir. Asya kıtasında da İngilizce yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Hindistan, Singapur, Sri Lanka, Hong Kong, Filipinler, Brunei Darussalam gibi ülkelerde İngilizce konuşulmaktadır.

Pakistan, çoğu İngiliz veya Amerikan müfredatını takip eden bir dizi uluslararası okula sahiptir. Birçok öğretmen Büyük Karaçi, İslamabad ve Lahor şehirlerinde bulunan Pakistan’ın uluslararası okullarında öğretmenlik yapmak için başvurmaktadırlar. Bu başvuru süreci her yıl Eylül ayında gerçekleşmektedir.  İngilizce ülkenin resmi dillerinden biri olmasına rağmen daha fazla insan küresel ticarete katılmak için İngilizce öğrenmeye çalışmaktadırlar ve bu sebeple İngilizce Pakistan’da büyüyen bir endüstridir.

İngilizce, Güney Asya bölgesinde daha iyi istihdam ve gelişim gösteren sosyal hareketlilik için bir pasaport olarak algılanmaktadır. Bu algıdan dolayı veliler çocuklarını İngilizce eğitim veren okullara kaydettirmek istemektedirler. İngilizce orta öğretime yönelik son yirmi yılda düşük ücretli ve düşük maliyetli okulların katlanarak büyümesine yol açmıştır. 2005 yılı sonunda ilkokul düzeyinde kayıtlı her üç çocuktan biri özel bir okulda okumaktaydı.

Sonuç olarak İngilizce dünyanın dört bir köşesinde yaygın bir şekilde kullanılmaktayken Güney Asya bölgesinde de iletişimin dili olan bu dili bilmek dünya vatandaşı olmanın ilk ve en önemli adımı olarak yorumlanmaktadır. İngilizce Güney Asya içinde önemli bir dildir. Bu sebeple ilköğretim düzeyinde bir araç olarak değil bir dil eğitimi kapsamında ele alınması gerektiği ve kaliteli İngilizce eğitimin sadece bölgedeki maddi durumu iyi olan kişilerin elinde olması sebebiyle İngilizcenin demokratikleşmesini ve toplumun tüm katmanları arasında adil dağılımını sağlamamız gerekmektedir.

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

https://egitimheryerde.net/guney-asyada-ingilizce-dil-egitimi-politikasi-2/

25. İngilizceye İlgi ve Öğrenme Metotları



Mart 2020 tarihinden itibaren ülkemizde farklı dallarda ilginin uyandığına şahit olduk. Bazı kesim bu süreçte kültürel, sanatsal, mesleki yönde kişisel gelişim ve uzaktan eğitim süreci derken aslında bilgiye ulaşmanın kolaylığını da öğrenmiş oldu. Hatta öyle durumlar yaşandı ki kimimiz kolaylıkla bilgiye ve eğitime erişebilmeyi sağladığımız için konuyu kesinlikle öğreneceğim boyutuna getirdik. Önceki yazılarımda uzaktan eğitim yoluyla dili öğrenme sürecinden bahsetmiştim. Kişisel gelişim yönünde İngilizceye merak, ilgi, öğrenme isteği, beceriyi kazanma, becerinin farkına varma, dilde gelişimi görebilme ve farkındalığı yakalama konusunda “uzaktan öğrenme” önemli etkendir. Fakat öğrenmede yol gösterici, dilin her yönünde rehberlik, motivasyon, farkındalığın sağlanması ve dildeki portföyümüzün güçlü ve etkin sonuçlar doğurabilmesi için uzman ve eğitimciler ile istişare kurulması önemlidir. İngilizce dilini uzaktan öğrenirken sadece öğrenme yöntemlerine ve öğrenmenin kolaylığını bilerek temel düzeye giriş yapmış oluruz. Bu sebeple her yaştan itibaren İngilizce diline olan ilgi ve bu ilginin önemli sonuçlar doğurabilmesi için önemli metotlara yer vermiş olacağım.


Küreselleşme sürecinde İngilizceyi turizmden bilime, siyasetten sanata kadar akıcı hale getirmek için istek, beceri ve farkındalığın sağlanmasına pandemi çok önemli bir fırsat olmuştur. Pandemi sürecinde İngilizceye planlı ve programlı çalışan kişiler bir uzman ve alanda pedagoji yetkinliğe sahip eğiticiler ile birlikte süreci değerlendirerek, zaman planlaması yapılmasının yanında kendilerine ait kütüphanenin oluşturulması, kitap planlaması, sesli kitaplar ve İngilizce film – dizi önerilerinin liste halinde uygulanması çok önemli faaliyet olmuştur. Dünyadaki güncel haberlerin yakından takip edilmesi, İngilizce makalelerin okunması, İngilizce yazı yazmaya teşvik edilmesi ve en önemlisi ise adayın kendisini bilmesi en önemli işlevdir. Konuşma, yazma, dinleme ve okuma becerileri için kişinin kendisiyle konuşması çok önemli bir ayrıntıdır. Çünkü kişinin bu şekilde pratik yapması dil gelişimi konusunda güven arttırıcı bir etmen olacaktır.

Pandemi döneminde aslında hayat boyu öğrenmenin önemini de anlayarak ilgi duyduğumuz ve istediğimiz alanda bilinçli karar verme, öğrenmeyi öğrenme ve yaratıcı yönünde her yaş itibariyle problem çözmeyi öğrenmiş olduk. Pandemi sürecindeki yabancı dil öğrenme isteği artışının özellikle de uzaktan öğrenme isteği artmıştır.  Dikkat edersiniz ki yabancı dil öğrenme isteği artmış, öğrenmenin çıktısı ile ilgili bir bulgu yer almamaktadır.  Sadece 2027 yılında uzaktan dil öğrenme payının 21 milyar doları aşacağı tahmin edildiği ve son 7 yıl içerisinde uzaktan İngilizce dili öğrenmenin % 18,7 oranında yer aldığı belirtilmektedir.

Pandemi döneminde yüksek teknoloji platformları ile birlikte çocuklar ve yetişkinler için ana dili İngilizce olan kişilerle konuşma, yaratıcı görevler üstlenme ve sanal gerçeklik araçlarıyla iletişimi birleştiren yeni programlar adından çok söz ettirmiştir. Dil için ilgi ve öğrenme metodunun geliştirilmesi için İngilizce dil bilgisi ve sözcükler kapsamında öğrenciler arasında belirli yaş kategorilerinde yarışmaların yapılması, ezber yerine canlı iletişimin tercih edilmesi çok etkindir. Bu etkinliklerin arttırılarak işbirliğine de dayandırılması gerekmektedir. Hem çocuklar hem de yetişkinler için üniversitelerin ilgili birimleri, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki il, ilçe ve okul müdürlükleri ve çeşitli Sivil Toplum Kuruluşlar bilgi yarışması, panel, forum ve sempozyum düzenleyerek dil eğitimi becerilerini sürekli gelişime açık tutacaktır.  Çağdaş İngilizce öğrenme teknikleri; bilgi ve becerileri gelişmiş ve etkin öğrenmemizi sağlamaktadır. Günümüzde ele alınan önemli ve güncel konuları işleyen kitaplar ile birlikte geleneksel yöntemlerin İngilizce dili öğreticiliğinde hem eğitmenin gözetimi hem de desteği kolay bilgiye erişiminde de önemli bir kılavuzdur. Okullarımızda müfredata aldığımız kitapların yanında uygulamalı diyalogların gerçekleştirilmesi, sınıfta, bireysel gelişimde ve özel eğitimlerde İngilizce derslerinin kapsamı bakımından yalnızca İngilizce konuşmaların uygulamalı olarak yer alması ve zihinsel oyunlarda İngilizcenin temel nokta olması müfredata, çocukların kabiliyetine ve algısına uygunluğu da elbette dikkat edilmesi gereken en önemli noktadır.

Uzaktan dil öğrenimi sürecinde en önemli unsur kişinin kendi öğrendiklerini uygulamasıdır. Belli bir süreçten sonra uzaktan eğitimde öğrenci uzman ve eğitimci kontrolünde temelden geldiği seviyeye kadar öğrendiklerini sürekli pekiştirmeyi sağlamaktadır. Böylelikle kazandığı beceriyi gerçek hayatta kullanma şansının arttırılması, öğretimde yeterli seviyeye gelmesi, alternatif uzaktan öğrendiği bilgisini teknik ve uygulamada sunabilmesi için uzman ile birlikte hareket geçmesi önem arz etmektedir.

İngilizce’ye ilginin meydana getirilmesi ve yeni öğrenme metotlarının oluşturulması artık okul öncesi eğitim döneminde başlamaktadır. Bu dönem yabancı dil alanında hem kişisel gelişim hem de sınıf ikliminde İngilizce öğrenimi için en iyi süreçtir. Bunun sebebi, İngilizce konuşmanın en temeline inmek daha kolay ve rahat olmaktadır. İngilizce’ye olan ilgilinin meydana getirilmesiyle birlikte öğrenci aynı anda iki dili öğrenmesi ve gelecekte İngilizceyi ana dili seviyesinde güçlü telaffuzla konuşma şansına sahip olacaktır.

İngilizce dili ile ilk tanışma 7-8 yaş aralığında gerçekleşirse iki dilli olma fırsatı sıfıra düşmektedir. Evrensel olarak gerçekleştirilen dijitalleşme, bilginin paketleme ve sunma şeklini değiştirmektedir. Günümüzde popüler olan oyunlaştırma, bir çocuğu etkilemenin en etkin yollarından biridir. Yöntemin temelinde çocuğun normal oyun formatında yeni bilgiler alması yer almaktadır. Bu şekilde hem rekabeti teşvik etme hem de  doğru davranışı pekiştirme gerçekleşmektedir. Etkileşimli ders, içeriği pasif bir şekilde özümsemenin aksine öğrenciyi bir diyaloğa davet etmektedir. Öğrencinin yaşı ne kadar küçükse öğretmenin dikkati üzerine çekmesinin o kadar zor olduğunu ve bu sebeple daha fazla etkinliklerin olması, daha sıklıkla değişmesi ve gelişmesi gerekmektedir.

Bu bulgular ile birlikte 6-8 yaş aralığındaki öğrencilerin yukarıdaki oyunlar ve etkinliklerle birlikte İngilizce’ye dikkatini verebildikleri süreler verilmiştir;

→ 6 yaş: 21 dakika

→ 7 yaş: 23 dakika

→ 8 yaş: 28 dakika

Sınıf iklimi çocukların gelişimi, öğretmenini tanıması, müfredatın öğrencilerin parametrelerine göre ilk başta öğretmen daha sonra yapay zekâ uygulamaları ile belirlenmesi çok daha doğru olmaktadır. Öğretmenler dil eğitiminde öğrenme amaçları ve başarı hedefleri de dâhil olmak üzere dil ve konu öğrenimi için sınıf ikliminde öğrenci düzeylerine göre planlar gerçekleştirmektedir. İngilizce öğrenimi sırasında sözlü etkileşimi düzeye göre planlamak ve öğrencilerin sınıf içi konuşma yoluyla gerçekleştirmek genellikle kendi dillerinde kavramları anlamalarını keşfetmelerine ve netleştirmelerine olanak tanımaktadır. Bunun yanında öğrencilere başkaları tarafından da anlaşılabilecek uzun İngilizce dilleri üretmeye teşvik etmektedir.

İngilizce için ilginin ve öğrenme metotlarının etkin ve verimli sürdürülebilmesi için çocuklarda bir saat çok zor gelecektir. Bu sebeple öğrenci, kendisi için uygun olan uygun süreden daha uzun süre iletişim kuramayacak ve bilgiyi verimli bir şekilde algılamayı bırakacaktır. Hem kişisel eğitim hem de sınıf iklimindeki İngilizce eğitiminden sonra çocukların gözlemlenmesi gerekmektedir. Çabanın ve öğrenme arzusunun yer alması başarılı bir eğitimin önemli göstergesidir.

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

https://egitimheryerde.net/ingilizceye-ilgi-ve-ogrenme-metotlari/

                                       


                     

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İş İngilizcesi Kapsamında Vizyon Odaklı Pazar Analizi - Sefa Sezer İngilizce Öğretmeni